TFF 2. LİG 2019/2020 / 27. HAFTA | Sancaktepe FK 0 - 1 SAMSUNSPOR'umuz

Başlatan ata55, 02 Mart 2020, 14:40:08

« önceki - sonraki »

55_OrHaN_55

"Artık bize müsaade" yazılı bir pankart hazırlanmalı, zamanı geldi. :)

tactician

Sadece Guido

Aradaki puan farkı ve şampiyonluk anlamında neredeyse yolun sonuna gelmemiz, oyuncularımızın motive edilmesini zorlaştırıyordur eminim. Ertuğrul hoca bir kaç kez ifade etti, bu motivasyon problemini aşmak için, öncelikle Samsunspor tarihinin en uzun galibiyet serisine imza atmayı, ardından da 59 yılında Beşiktaş'ın ulaştığı 13 maçlık galibiyet serisini geçmek üzerine yeni hedefler koyduklarını belirtti. 

İki yıldır bir türlü diş geçiremediğimiz Sancaktepe takımı, dün yine oldukça zor lokma olduğunu ispat edercesine bir mücadele ortaya koydu. Normal oyunlarının da ötesinde bir hırsla sahada yer aldıkları her hallerinden belliydi. Son derece motive hallerinin yanı sıra, tatlı-sert eşiğini de aşar nitelikte bir oyun tarzı ile oyuncularımızı büyük ölçüde sindirdiklerini de söylemek doğru olacaktır.

Caner örneğin, ilk yarının sonladırında Melik'in kasıtlı da sayılabilecek aynı aksiyon alanı içerisindeki bir dizi faullerine maruz kaldı. Bu müdahalelerin neticesinde de sakatlandı. Oyuncumuz, oyuna devam etmek istediyse de maçın sonunu getiremedi ve yerini Erkam'a bıraktı. Özellikle ikinci yarı, bir çok oyuncumuz ikili mücadelelerde daha fazla kendilerini sakındılar ve ayaklarına top tutmaya dahi çekindiler. Dengeli dengesiz ayırt etmeksizin her topu bir an önce ayaklarından çıkartmak istediler. Bu da oyunu tamamen Sancaktepe'ye teslim etmek anlamı taşıyordu. 

Son derece motive ve hırslı Sancaktepe karşısında, ikili mücadeleden kaçmayan, topu ayağında tutmaktan korkmayan, rakibin sertliğine boyun eğmeyen tek bir isim vardı. Guido Koçer. Aksine rakibin tutumuna o kadar sinirlendi ki, topu ayağına her aldığında daha da sabırla tuttu ayağında, yeni bir mücadele ortamına girmek istercesine. Çok büyük bir karakter koydu ortaya. Oyunun hem hücum yönünde hem de savunma yönünde mükemmele yakın bir performans ortaya koydu. 
 
Topun hiç bir şekilde bizde kalamadığı son bölümde, rakip baskısını belirgin biçimde arttırdı. Bu noktada bir çok kişi Kubilay'ın oyuna dahil olmasını bekledi ama hoca tercihini bir kez daha Halil'den yana kullandı. Oysa, benzer bir senaryonun oluştuğu Pendik maçında Kubilay'ın oyuna dahlinden sonra ayağımızda top tutabilmiş ve rakibin baskısını kırabilmiştik. Halil tek bir katkı dahi sunamadı oyunda olduğu son bölümde. 

6 ay sözleşmeli Halil Çolak ve sezon sonuna kadar kiralık Atabey'den katkı alamıyoruz. Bu oyunculardaki ısrarı doğru bulmuyorum. Önümüzdeki sene kadro yapılanmasında Bahattin ve Kubilay alternatif olarak dahi kadroda düşünülmüyor ise, buna saygı duyarım. Ama bu senaryoda dahi, sezon sonu bizimle hukuki ve ticari ilişkisi kalmayacak oyuncular yerine, piyasa değerini bir şekilde daha yukarıda tutmak zorunda olduğumuz sözleşmeli oyuncularımızın sahada yer alması gerekmez mi? 

Günün sonunda, takım kazanmaya devam ediyor. Şampiyonluk için geçilmesi gereken engeller bir bir aşılıyor. Bu lig için ana rakibimiz Manisa ekibinin ve Sancaktepe takımının, zaten az olan ümidi, tamamiyle yitmiş oldu. Matematiksel olarak da, üst lige çıktığımızın tescili için 29 Mart tarihinde oynayacağımız Hekimoğlu maçını beklememiz gerekecek sanırım.

eprianu

Alıntı yapılan: tactician - 08 Mart 2020, 07:24:51İki yıldır bir türlü diş geçiremediğimiz Sancaktepe takımı, dün yine oldukça zor lokma olduğunu ispat edercesine bir mücadele ortaya koydu. Normal oyunlarının da ötesinde bir hırsla sahada yer aldıkları her hallerinden belliydi. Son derece motive hallerinin yanı sıra, tatlı-sert eşiğini de aşar nitelikte bir oyun tarzı ile oyuncularımızı büyük ölçüde sindirdiklerini de söylemek doğru olacaktır.

Çok doğru bir tespit hocam. Kaçıncı dakikaydı hatırlamıyorum. Ceza sahası yayı üzerinde yer alan iki oyuncumuza 5-6 adamla birden pres yaptılar. Yani yıllardır maç izliyoruz, ben böyle bir pres anlayışı görmedim.

Çok açık ve net anlaşılıyor ki Manisa'dan sonra ligin 2. proje takımı olan Sancaktepe için lig, Samsunspor maçından ibaret. Bize karşı oynadıkları futbolu ve verdikleri mücadeleyi diğer takımlara da verselerdi, puan durumunda çok farklı bir yerde olurlardı.

Geçen seneyi hatırlayın. İç sahada bizi 3-0 yendiler, deplasmanda da 10 kişiyle 1-0 mağlup ettiler. Ancak geçen senenin vasat takımı olan Gümüşhanespor'a evlerinde 3-0 yenildiler.

Sancaktepe Proje FK, dün sosyal medya hesabından penaltı pozisyonunu paylaşmış, vicdan vurgusu yapmış. El pozisyonu dışardaymış ancak Gökhan Alsan'a yapılan faulü de videodan kesmişler. Bu kadar alçaklar. Yani tüm bunlar gösteriyor ki adamlar bir sene boyunca Samsunspor maçlarını bekliyorlarmış. Tüm bunların başka bir izahı yok.

Buraya kadar olan yazıya bir çizgi çekelim ve devam edelim. Allah Ertuğrul Hoca'dan razı olsun. Ligin iki proje takımını da deplasmanda devirmeyi başardı. Bizi şunların diline düşmekten kurtardı. Yemin ediyorum, bu olaya şampiyonluk kadar seviniyorum. Allah bir daha bizi böyle adi camialarla karşı karşıya getirmesin. Rakibin bile mert olanıyla uğraşalım...

mehmet yılmaz

Her şey tahmin ettiğimiz gibi oldu diyebilirim.
Maç öncesinde aramızda konuşurken 1-0 ya da 2-1 kazanacağımızı söylemiştim.
Nitekim, pek çok kişi de aynı görüşteydi ve öyle de oldu.
Artık iyi futbol vs önemli değil. 41 yaşındaki bir Samsunsporlu olarak, böyle bir seri hatırlamıyorum. Zaten en son 1984-85 sezonunda 10 maç peşpeşe olmuş. Bu maçta 11 oldu ve 35 yıllık rekorumuzu geliştirdik. Evet, çok alt ligdeyiz kabul ancak bu çukurdan da böyle çıkmamız lazımdı zaten. Eze eze, vura kıra...

Bizim takım güçlü, iyi oynayınca farklı kazanıyor, kötü oynayınca kazanıyor :)
Bu ligle işimiz çoktan bitti, Zaten söylemiştik.

Sancaktepe FK'yı yenmeden gitmek içimizde ukde bırakabilirdi. Onu da aradan çıkarmış olduk.
İyi oynamadık kabul ancak iyi savunma yaptık. Şans da yanımızda oldu.
Maçın adamı bence Guido Koçer'di. Çok çalıştı, hücumda olduğu kadar defansta da iş yaptı.

jean

Aliskanlik oldu seri galibiyetler kismetse 1.ligdede seri galibiyetler alip rahat cikmayi umuyoruz insaallah