Beni ne zaman maça götüreceksin baba!

Başlatan salihcakir, 29 September 2007, 09:00:00

« önceki - sonraki »

salihcakir

"
Kötü sıcak. Kızgın güneş Ankara'yı hınç alırmışçasına yakıyor. Cayır cayır yakıyor. Futbol sezonun henüz açıldığı, sakil bir Arap şehrini andıran Başkent'in, Melih Gökçek gazabına uğradığı susuz, huzursuz günlerde, dolmuşun birinde...

Altı-yedi yaşlarında ki çocuk,

'Fener yendi değil mi dün akşam baba...' diye soruyor, sonra daha cevabı bile beklemeden "Hangi takımı" diye devam ederek.

Belli ki, futbol bilinci henüz bir temele oturmamış...

O sessizliğin ortasında, baba başlıyor anlatmaya, heyecanlı;

"Anderlecht" diyor, "Avrupa takımı" diyor, "Carlos, Alex, Lugano" Konuştukça sesi yükseliyor. Konuştukça övünme halleri artıyor. O konuşurken, anlatılanları anlamaya çalışıyor küçük çocuk.

"Beşiktaş'ı mı yendik..."

Hayır" diyor baba, "Söyledim ya, Avrupa takımı..."

Heyecanla anlatıyor, "Biz en büyüğüz ..." filan diyor...

İşte o anda, tam da ses tonunun yükseldiği anlarda, o sıcakta, dolmuşun tam ortasında. Can alıcı soruyu soruyor çocuk, yaşından beklenmeyecek bir edayla pat diye soruyor.

"Beni ne zaman maça götürcen baba?".

Önce duymuyor soruyu baba, belki de duymazdan geliyor, anlatmaya devam ediyor,

"Carlos, Alex, Lugano..."

Ama yine soruyor küçük çocuk.

"Beni ne zaman maça götürcen baba?'

Duruyor baba, beklemiyor bu soruyu.

"Maça gitmek mi? İşte o zor..." diyor.

"Biliyorsun burası Ankara, biz burada yaşıyoruz, İstanbul'da yaşasaydık belki giderdik ama biz Ankaralıyız, o yüzden zor..."' diyor.

Ve ekliyor,

"Aslında, bende gitmek istiyorum ama..."

Sonra, televizyondan izlediği her cümlesinden belli maçı, oğluna anlatmaya devam ediyor,

"Carlos, Alex, Lugano..."

Öylece bakıyor çocuk, babasının söylediklerini tekrarlıyor, o dolmuşta, o sıcakta baba hararetle anlatıyor...


***

O gün, o sıcakta, o dolmuşta, babasının tuttuğu takımın taraftarı bir çocuk daha saflara, çoğunluğa katılıyor. Bir çocuk daha klonlanıyor. Bir çocuk daha, büyürken kendi şehrinden uzaklaşıyor. Hemen herkesin zengin ve güçlüden yana olduğu, hemen herkesin yedi tepeli bir şehre sevdalı olduğu, hemen herkesin üç takımdan birini tuttuğu;

teflon saflara katılıyor.

Beter düzenin saflarına...

Taraftarı olduğu takımı yalnızca televizyon kanallarında izleyen, stadının yolunu bile bilmeyen, balkona bayrak, arabaya çıkarma asmayı, galibiyette havaya sıkmayı taraftarlık bellemiş, şehir milliyetçiliği gelişmemiş, kendi şehrinin değerlerine sahip çıkmayanların arasına...

Zafer avcılarının saflarına...


***

Çok bilindik bir futbol cümlesidir,

"Bir gün herkes Fenerbahçeli olacak..." derler, tam Türk'ün futbol anlayışını özetleyen.

Buna benzer bir cümleyi İngiltere'de söyleseler,

"Bir gün herkes Manchester United'lı olacak...' deseler mesela, malum İngiliz futbolunun en zengin takımı.

Onca Manchester City, Arsenal, Liverpool, Middlesborough, Bolton, Everton, Leeds United, Tottenham, Chelsea, Nottingham Forest, Newcastle United vs vs taraftarına şaka gibi gelir bu cümle.

Gülerler söyleyene. Çatlayana kadar gülerler...

Zira futbolun beşiğinde şehir milliyetçiliği gelişmiştir ve haliyle rekabet. Taraftar, kendi yöresinin takımını tutar, maçına gider, sezonluk biletini alır ve durumu ne olursa olsun takımına destek verir.

Bizde ise...

Çok küçükken, babamın elimden tutup maçlara götürdüğü zamanlardan beri süregelen beter düzen. Yıkmak ne mümkün. Futbol, her daim üç İstanbul takımına dair. Spor sayfalarında, hep ayni teraneler, Pazar akşamları televizyon kanallarında hep aynı takımların bitmez görüntüleri. Canlı yayınlar, üçlü oligarşinin futbol ulemaları, tartışmalar. Beter düzenin çocukları, yurdun her köşesinde yaşar İstanbul'u, gitmeseler de, görmeseler de. Futbol deyince, neredeyse tüm ülke 'İstanbulludur' aslında.

Benim yurdumda, küçük çocuklar, stadını şöyle dünya gözüyle bir kez bile görmenin mümkün olmadığı uzak takımlarının masalları ile büyürler...

"Carlos, Alex, Lugano..."

Her sabah uyandıklarında, gazetelerin spor sayfalarında yalnızca üç takımın haberlerini okumaya alışmış, her spor programında üç takımın ninni tadında haberlerini dinleyen beter düzenin çocukları, bir gün mutlaka üç takımdan birini tutacaklardır, zira çocuk ne görürse onunla büyür.

Dibine kadar televole kültürü ile yoğrulmuş, lümpen, popüler bir kültürü özendirme durumu bizim taraflığımız. Spor sayfalarında, televizyon kanallarında.

Bunca tele-taraftar arasında, haliyle tavan yapar dekoder satışı...

Bir gün herkes Fenerbahçeli olmasa da güzel yurdumda, bir gün herkes üç İstanbulludan birinin taraftarı olacaktır. Sistem bunu istemektedir zira.

Çocuklar, babaların izlerinden yürür zira.

Asla takımının stadını göremeyecek olsa da...


***

O yüzden bir şişe su parasından bile ucuzken maç biletleri, Ankara takımları boş tribünlere. O yüzden Antep'de, Samsun'da, İzmir'de doğup büyüyen İstanbul taraftarları.

O yüzden tele- taraftar kültürü, o yüzden dekoder satışları, o yüzden "Hangi takımı tutuyorsun" sorusuna verilecek cevap mutlaka ama mutlaka üç takımdan biri olmalı, soruyu soranı şaşırtmama adına...

O yüzden dolmuşta ki çocuk, o yüzden İstanbul sevdalısı, Ankaralı baba...

O yüzden...

Bugün, o masalı babasından dinleyen küçük çocuk, yarın kendi çocuğuna anlatacaktır.

Şimdi, söyle dönüp bir bakın etrafınıza, kulak verin, başka şehirlerde yaşayıp İstanbul takımlarına tutkun, hayatında takımının stadını görmemişleri göreceksiniz...

O yüzden,

Türk futbolunda;

"Beni ne zaman maça götürcen baba?"

sorusu nafiledir...

Türk futbolunda aslolan İstanbul masalıdır...


Ziya Adnan
"

salihcakir

Alkaralar'ın sitesinden kopyaladım yazıyı.

densiz bir futbol seyircisine(!) cevap olsun diye düşündüm. Neden samsunsporlu olmak bu kadar güzel, yenilsekte ve hatta küme düşşekte neden hala zevk alabiliyoruz samsunspordan, neden bırakamıyoruz peşini, bunu da çıkarabiliriz yazıdan. üzerine bir kaç kelamda biz ederiz belki.

mehmet yılmaz

Alıntı yapılan: "yazar""
O yüzden bir şişe su parasından bile ucuzken maç biletleri, Ankara takımları boş tribünlere. O yüzden Antep'de, Samsun'da, İzmir'de doğup büyüyen İstanbul taraftarları."


bizim de savunduğumuz doğruları yazmış ancak ben yazının Samsun kısmına takıldım. Yani, Türkiye'de başka bir şehir yok mu da Samsun yazılmış? Onca İstanbul dayatmasına rağmen Türkiye'nin kendine has şehir taraftarı bulunan nadir yerlerinden birisidir Samsun. Yazsana oraya Ordu, Sivas, Malatya, D.Bakır, Rize, Denizli, Antalya...

edmontdante

http://samsunspor.biz/viewtopic.php?t=2891

Yaklaşık  bir buçuk ay önce Timofte Futbol Medya kısmındaki Ziya Adnan Yazıları başlığına bu yazıyı eklemişti.Orada okumuştum.

Samsuni'nin fikrine katılıyorum.Samsun dan başka şehirler örnek verilebilirdi.Zira seyirci olarak  2000-3000 kişiyi dahi bulamayan şehir takımları varken zamanında 20.000 leri bulmuş en kötü gününde bile 3.000-4.000 kişiye oynayan SAMSUNSPOR'u bu kategoriye koymak biraz yanlış olmuş sanırım.Sonuçta İstanbul takımlarının yoğun olarak kabul gördüğü bir çok şehir var.

Lazoli

bende katiliyorum abi. samsun gecen sene ortalama kac bin kisiye onyadi. benim hatrimda ksk maci var berabere biten. 9 bin miydi 11 bin miydi maca gitmis arkadaslar daha iyi bilirler. ondan soonra bu seneki antalya maci. bu sehrin insani öbür sehirlere nazaran takimina sahip cikiyor cikmiyor degil ama türkiyede futbol akintisina karsi gelmek (nerdeyse) mümkün degil.....

nolursa olsun istanbula yenilmeyecegiz

34 SS 1965

bu yazı gercekden cok guzel olmus yazanın da elıne saglık bızle burda paylasan samsunkopatında gercekden cok buyk bır zarf atılmıs anlayana

Cagdas Ünver


jean

samsunda dogduk samsunsporlu olduk samsunsporlu olecegiz

ozkan17

İSTANBUL KÖĞEKLİĞİNİN BASLANGICI YAZSAYDIN BENCE KESKE BASLIGA...

nomak55

beyler bizim taraftarımız maclara gidiyorlar...görmüyormusunuz maclarda babalar ogullarıyla geliyorlar..bizidde kim alıştırdı o mabede BABA larımız değilmi...şimdi o mabetten çıkamıyoruz her ne...bizimkisi bi kültür hemde en koyu Samsunsporlulugundan....Teşekkürler Baba...özledim bee stadımızı lay lay lay tezahüratları ahhüni bitte gidiim lan maca yeter bu hasretlik en son kocaeli macına onada deplasmana gitmek nasip oldu...PAZARA KADAR DEĞİL MEZARA KADAR SAMSUNSPOR..İ love you

Tribün_ali

Benim ilk maca gidişim o zamanlar 11 yaşındaydım babam beni hiç unutmuyorum antalyaspor macına götürmüştü 1-0 yenilmiştik ondan sonra SAMSUNSPOR aşkı girdi içime anti ist düşmanı oldum ve her sene maclara giderim hiçbirini kacırmam

  BABAMDAN KALAN MİRASIN DEGİL İLERİDE COCUKLARIMA OLACAK BORCUMSUN SAMSUNSPORUM ÖLÜMÜNE SAMSUNSPOR SENİ ŞAMPİYON OLSUN DİYE SEVMEDİK

veis

sevgili trübin al :BABAMDAN KALAN MİRASIN DEGİL İLERİDE COCUKLARIMA OLACAK BORCUMSUN tek kelimeyle hayran kaldım.

Yalnızca BİZ

Boşuna demiyoruz hiçbir zaman SAMSUNSPOR bir sevdadır.

Tribün_ali

Alıntı yapılan: "veis"sevgili trübin al :BABAMDAN KALAN MİRASIN DEGİL İLERİDE COCUKLARIMA OLACAK BORCUMSUN tek kelimeyle hayran kaldım.


 SAMSUNSPOR aşkı var abi içimizde