16 Kasım 2019, 01:49:36

Samsunspor'umuzun maçlarını 10 TL karşılığında internet ve akıllı tv üzerinden canlı izleyebileceksiniz.
Samsunspor TV: http://canli.samsunspor.org.tr


DVD Film Tavsiyesi

Başlatan edmontdante, 25 Şubat 2009, 12:51:42

« önceki - sonraki »

edmontdante

04 Mart 2009, 18:59:12 #30 Son düzenlenme: 31 Mart 2009, 14:10:19 edmontdante
Clint EASTWOOD,Kitap başlığının açılışını BOLEYN KIZI ile yapmış.Bu kitaptan uyarlanan film de var.Yakın zamanda piyasaya sürüldü.Kitabını okumadım ama hem kitabını okuyan hem de filmini izleyen arkadaşlar kitap çok daha iyiyidi diyorlar ama zaten romandan uyarlama filmlerde bu doğaldır.Filme gelince bana göre iyi bir film.Yine ortaçağ avrupası,saraylar,kaleler,atlar,şovalyeler.Bu tarz ortamlardan hoşlananlar için güzel bir örnek.Bunun dışında film de iyi.Sıkılmadan izleniliyor.Bence görülmesi gereken bir film

Natalie PORTMAN-Eric BANA

İMDB PUANI:6.8/10




Mary Boleyn (Scarlett Johansson), on dört yaşında, masum bir kız olarak kraliyet sarayına geldiğinde Kral VII. Henry'nin (Eric Bana) gözlerini kamaştırır. Kralın sonsuz ilgisi karşısında tüm varlığı alt üst olan Mary'nin krala olan aşkı her geçen gün artarken, apaçık yaşanan bu aşkın beraberinde sarayın taçsız kraliçesi olarak görülmeye başlanır. Zamanla kralın ilgisini kaybetmeye başlayan Mary, karşısında rakip olur kardeşi Anne (Natalie Portman)'i bulacaktır. Tüm bunlar karşısında, ailesinin hırslı oyunlarında bir piyon haline gelmiş olduğunu ve saray hayatının tehlikeli entrikalarını fark eden Mary, ailesinin isteği üzerine kardeşinin krala yakınlaşmasına yardım eder ve olanları soğukkanlılıkla izlemeye devam eder; Anne'i kraliçeliğe götürecek yolda bile sesini çıkarmayacaktır. Mary'nin krala karşı tutkulu aşkı ve Anne'in içten sevgisi arasında rekabet artarken, İngiltere de bu ikircikli aşkın ortasında ikiye bölünme yolundadır. Dramatik bu ilişkiler ağına rağmen sadakat ve gücü yine de birbirlerinde bulan Boleyn kızlarının birbirine olan bağı, geride bıraktıkları dağılmış bir ülke, tatminsiz bir aile ve tükenmeyen aşklarına rağmen artar. Onları nasıl tehlikelerin beklediği ise kralın insafına kalacaktır.

edmontdante

04 Mart 2009, 19:14:43 #31 Son düzenlenme: 31 Mart 2009, 14:12:05 edmontdante
FEMALE AGENTS-TEHLİKELİ KADINLAR

Sophie Marceau-Julie Depardieu
İMDB PUANI:5.8/10




2.Dünya Savaşında 5 kadın ajanın yaşadıkları.Aslında ajan değiller ama bazı özellikleri sebebiyle gizli ve önemli bir göreve uygun görülüyorlar.Gerçek hayattan alınmış bir senaryo.İzlediğim en güzel 2.Dünya savaşı filmlerinden


1944 yılında Fransa'da geçen filmde; tutsak ve bir hastahanede kalan İngiliz Casusu, Almanların elinden kurtarmak için kimi hayattan beklentisi kalmayan 5 Fransız Kadın özel olarak seçilir ve göreve gönderilir.

Clint_Eastwood

04 Mart 2009, 19:46:24 #32 Son düzenlenme: 05 Eylül 2009, 12:32:58 edmontdante
Nineteen Eighty-Four-1984  (1984)


John HURT-Richard BURTON
İMDB Puanı:7.2/10

III. Dünya Savaşı sonrası dünyanın düzeni değişmiştir. 1984 yılında Londra artık Okyanusya isimli polis devletinin başkentidir. Faşist hükümetin Gerçek Bakanlığı için çalışan bürokratlardan biri olan Winston Smith'in görevi, farkında olmasa da tarihi gerçekleri saptırmaktır. Sıkı bir partili olan Smith, her şeyin yalan üzerine kurulu olduğunu öğrendiğinde kendisini sorgulamaya başlar. Bakanlıkta çalışan Julia ile tanışıp aşık olduğunda Aşk Bakanlığı'nın bile normal olduğu bu dünya Smith için daha da karışık hale gelecektir.


Okuduğum en etkileyici kara-ütopik romanın filmi... Ünlü yazar George Orwell'ın 1949'da yazdığı ''Nineteen Eighty-Four'' kitabından uyarlanan filmi Michael Radford yönetmiş... İlginç olan filmin yapım tarihinin de 1984 olması...

Konusu; 1949'dan 1984'ü hayal eden yazar, Baskıcı bir dünya düzeninde, sevginin, aşkın, duygunun, özgürlüğün ve var olmanın yasaklandığı faşist bir yönetim ve buna baş kaldıran, sevgiyi ve aşkı arayan bir kahramanın öyküsü...

2005 yapımı V for Vendetta filminin 1984'den ilham aldığını da hemen belirteyim... Ayrıca Matrix ve Dark City filmlerine de esin kaynağı olmuştur...

Ben önce kitabı okudum, bilirsiniz kitap uyarlamaları okuyucu hiç tatmin etmez... Ama izlenmesi gereken bir film olduğuğunu düşüyorum ve iyi seyirler diliyorum...




mehmet yılmaz

@Clint

Kitabı ben de okudum, Orwell bir dahidir bence. Hayvanlar Çiftliği de muhteşemdir. Hayvanlar Çiftliğinin filmi çok kötüydü bence, acaba 1984'ün filmi romanını kaldıramasa da izlenebilir diyorsun sanırım.

Bu arada, görüşüne katılıyorum, kitaplar her zaman uyarlamalardan daha güzeldir...

Sony

Alıntı yapılan: edmontdante - 03 Mart 2009, 01:38:24
Filmin Adı:HOTEL RWANDA
Oyuncular:Don CHEADLE-Nick NOLTE

Bu filmi Ruanda'da ki soykırımı anlattığı için yani moral bozacağı düşüncesiyle izlememiştim.Nereden baksanız 2 yıldır film piyasada.Bu akşam izlemek nasip oldu.Bence süper bir film.Zaten 2005 te 3 dalda oscar adaylığı var




"Dünyanın öbür ucundaki bir ülkede, Rwanda'da 1994'de Hutu'larla Tutsi'ler arasında çıkan savaş yüzünden yüzbinlerce insan öldürülür. Sokaklar adeta bir ceset tarlasına dönmüştür. Tüm dünya yaşanan bu insanlık durumuna parmağını bile kıpırdatmazken, bir otel sahibi olan Paul, 1200 kişinin hayatını kurtarmak için inanılmaz bir özveri gösterir ve otelini adeta bir sığınağa çevirir.

Don Cheadle'a filmde sergilediği olağanüstü performans sonucu En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar adaylığı kazandıran film, gerçek bir insanlık dramı ve gerçek bir kahramanlık hikayesi.
"




veeeee gelmiş geçmiş en büyük soykırımdır...izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum

edmontdante

Alıntı yapılan: ßqRcN_5s - 02 Mart 2009, 18:11:39
Ben 21 filmine bayıldım onun üstüne birçok film izledim ama o filmi hala unutamıyorum müthiş yaa...


Filmi bu akşam izledim.Yeni bitti.Gerçekten çok başarılı bir filmmiş.Tavsiye eden arkadaşlara teşekkür ederim

BekiRcaN_5s

pişman olmayacağını biliyodum :) ben teşekkür ederim dikkate alıp izlediğin için ayrıca beğendiğine göre film zevkimiz de uyuşuyomuş ;)

edmontdante

05 Mart 2009, 01:03:06 #37 Son düzenlenme: 31 Mart 2009, 14:13:52 edmontdante
İSKOÇYA'NIN SON KRALI-2006 EN İYİ ERKEK OYUNCU OSCARI

Forest Whitaker -James McAvoy
İMDB PUANI:7.8/10




Kesinlikle çok iyi bir film.İzlenmesi gerekir diye düşünüyorum

Idi Amin'in Uganda'sı ile ilgili neler biliyorsunuz? Dünyanın tanıdığı en vahşi diktatörlerden bir olan Idi Amin'in Uganda'sı ile bizleri tanıştıran film, insanlık tarihinin karanlık sayfalarından birine kamerasını çeviriyor.

Tıbbi bir misyonla Uganda'ya gelen genç doktor Nicholas Garrigan, bu uzak ve çok da fazla tanımadığı ülkeye doğru yola çıktığında oldukça idealist düşüncelerle yüklüdür. Fakat bu düşüncelerinin yerini büyük bir karanlığın alması uzun sürmez. Son derece katı ve barbar bir yönetim şekli yürüten Idi Amin'in emirleri altında, hareket sınırları oldukça dardır.

Garrigan'ın kriz anlarında soğukkanlı ve başarılı çalışmalar yürüttüğünü farkeden Idi Amin, kendisini özel doktoru ve kısa zamanda da en yakın arkadaşı olarak seçer. İlk zamanlar bunun onurunu yaşasa da Garrigan'ın, nasıl bir barbarlığın parçası yapılmak istendiğini anlaması uzun sürmeyecektir. Ama yanlışlardan geri dönüş, sandığı kadar kolay olmayacaktır.

edmontdante

Alıntı yapılan: ßqRcN_5s - 05 Mart 2009, 00:34:07
pişman olmayacağını biliyodum :) ben teşekkür ederim dikkate alıp izlediğin için ayrıca beğendiğine göre film zevkimiz de uyuşuyomuş ;)


Tavsiyelerini bekliyoruz kardeşim.

cgr

05 Mart 2009, 05:58:52 #39 Son düzenlenme: 05 Eylül 2009, 12:35:16 edmontdante
Identity - Kimlik  (2003)


John Cusack - Ray Liotta - Amanda Peet
İMDB Puanı:7.3/10

Bence çok güzel bir film... Gerilimi psikoloji ile birleştiren ender filmlerden bir tanesi ;)

İki farklı koldan ilerleyen Identity bir fırtına sırasında aynı motelde mahsur kalan 11 kişinin hikayesini anlatıyor. Korkunç cinayetlerin işlenmeye başlandığı motelde bir anda paranoya havası hakim olur ve herkes birbirinden şüphelenmeye başlar. Katil kim sorusunun izleyicinin kafasında da yankılanmaya başladığı filmde gerçekler kalın bir sis perdesinin arkasında kalacak ve öyküde rolü olan her karakter filme sinen kuşkudan payını alacaktır.John Cusack'ın başrollerden birini üstlendiği filmde diğer oyuncular arasında, Goodfellas filmiyle hafızalara kazınan Ray Liotta, güzelliğiyle aranılan isimler arasına giren Amanda Peet yer alıyor...

cgr

06 Mart 2009, 04:06:38 #40 Son düzenlenme: 05 Eylül 2009, 12:36:39 edmontdante
INKHEART - MÜREKKEP YÜREK (2008)


Brendan Fraser, Sienna Guillory, Eliza Bennett, Richard Strange, Paul Bettany
İMDB Puanı:6.1/10

Bugun sinemaya gidip izlediğim bir film... gercekten cok güzel fantastik bir film... izlenmesi gerekir diye düsünüorum...

Mortimer ''Mo'' Folchart ve 12 yaşındaki kızı Meggie tam bir kitap kurdudur. Fakat bu onlar için tehlikelidir, çünkü ne zaman yüksek sesle bir kitap okusalar karakterler gerçek dünyaya karışır ve gerçek hayattan biri de kitaba karışır.

Bir gün Meggie'nin annesi de bu yüzden Inkheart adlı bir kitaba karışmıştır. Mo, 10 yıl boyunca süren aramalarının sonucunda kitabı bulur. Ama karısına ulaşmak için çabalarken Inkheart'ın kötü kalpli kahramanı Capricorn Meggie'yi de kaçırır. Amacı kötü karakterleri gerçek dünyaya yaymaktır

edmontdante

10 Mart 2009, 20:02:54 #41 Son düzenlenme: 31 Mart 2009, 14:16:21 edmontdante
DÜŞES-THE DUCHESS
Ralph FIENNESS-Keira KNIGHTLEY
İMDB PUANI:7.0/10



Sıradan ingiliz ailelerin çocuk yaştaki kızlarını  sırf servet ve ünvan uğruna ünvan sahibi dük vs adamlara  vermeleri ve kızların da bundan onur duyarak adeta koşa koşa gitmeleri  artık midemi bulandırıyor.Boleyn Kızı da böyleydi.Tabiki bu ünvan sahibi yaşça büyük erkeklerin tek dertleri  erkek çocuk sahibi olmak ve etraftaki diğer kadınlar.Önüne kim gelirse neredeyse.Yani birazda ingiliz dükün uçkur sevdası.Gerçek bir hikaye.Bu ortamları sevenler için güzel olabilir.Ama mutlaka görün diyebileceğim bir film değil

On sekizinci yüzyıl sonlarında geçen film 'Georgiana Duchess of Devonshire' adlı kitaptan uyarlanmış ve yaşanmış olaylara dayanıyor. Georgiana Spencer, henüz 18 yaşına girmeden, kendisinden yaşça büyük olan, İngiltere'nin en saygın kişilerinden 5. Devonshire Dükü William Cavendish'le evlenir ve Devonshire Düşesi ünvanını alır. Ne var ki, hayat dolu ve duygusal bir kadın olan Georgiana için bu, lüks içinde ama mutsuz bir hayata doğru atılmış bir adımdır. Kendisine varis olacak bir erkek evlat doğurması dışında onunla pek ilgilenmeyen, soğuk ve kibirli William, onunla neredeyse hiç konuşmaz. Georgiana uzun süre dünyaya bir erkek getiremediği için ilişkileri iyice gerilir. Ancak buna rağmen Georgiana, sıcak ve canayakın kişiliği sayesinde, dönemin sosyetesi ve değişmekte olan politik atmosferi içinde fazlasıyla sevilen ve dikkat çeken bir figür olmayı başarır. Kendine güveni artıp çevresi geliştikçe, hayatta neyi istediğinin de daha çok farkına varan düşes ve dükün evliliği, önce Leydi Bess Foster'ın dükle birlikteliği, ardından da düşesin çocukluk yıllarındaki aşkının ortaya çıkışı


sadece55

Benjamin Button izlemeyenler için tavsiye ederim.Film yaklaşık 3 saat kadar sürüyor Bir yaşam öyküsü çok sürekleyici gece 2de uykum varken başladım sabah 5 te dimdik ayaktaydım.Herkese tavsiye ediyorum

Sadece Samsunspor

11 Mart 2009, 22:06:33 #43 Son düzenlenme: 05 Eylül 2009, 12:39:12 edmontdante
The Eye-GÖZ  (2008)


Jessica Alba-Alessandro Nivola-Parker Posey-Chloe Moretz-Tamlyn Tomita
İMDB Puanı:5.3/10

Güzel Bir Film tavsiye ederim

Sydney Wells, Los Angeles'lı bir viyolonselisttir. Ancak çocukluğunda geçirdiği bir olayla gözleri kör olmuştur. Hayatı boyunca kornea nakli yapılmasını bekleyen Sydney'in beklediği an gelmiştir. Doktorunun kendisine uygun bir korneanın bulunduğunu haber vermesi üzerine Sydney hemen ameliyat kararı alır. Operasyonun ardından Sydney, Doktor Paul Faulkner'ın yardımlarıyla yeniden görmeye başlar.

Ancak bir süre sonra Sydney, tuhaf gölgeler ve hayallerin arasında sıkışıp kalacaktır. Gördüğü hayaller onu arkadaşları ve ailesinden giderek uzaklaştırır. Nakil edilen gözler yalnızca bu dünyayı değil, doğaüstü olayların kapılarını açmıştır.




edmontdante

11 Mart 2009, 23:28:46 #44 Son düzenlenme: 31 Mart 2009, 14:17:52 edmontdante
EAGLE EYE-KARTAL GÖZ
SHIA LABEOUF-MICHELLE MONAGHAN
İMDB PUANI:6.7/10

Steven Spielberg Filmi



Steven Spielberg Filmi olması sebebiyle ilgi uyandırabilecek bir film olduğundan fikirlerimi söylemek istedim.

Aksiyon için yapılmış aksiyon filmi, düşünmeden, sorgulamadan, kafa yormadan, öyle bakıp kendini kaybetmek isteyen izlesin.İçinde sadece aksiyon barındıran bir film.İlk başta merak uyandırıyor ama  sonra konu sıradanlaşıyor.Sürekli bir koşuşturma.Aksiyon olsun diyenler için ideal bir film  ama biraz konu olsun diyorsanız bekleneni bulamazsınız.Ama eminim ki bu filmi çok beğenenler de  olacaktır özellikle sadece aksiyon olsun yeter diyenler

Son dönemde Amerikan hükümetine karşı çıkan filmlerin gişede başarısızlığa uğradığına şahit olduk. Bu sefer aksiyonu bol, fazla suya sabuna dokunmayan ama bir taraftan da hükümetin ''güvenlik'' yöntemlerinden beslenen bir Spielberg yapımı var karşımızda: ''Kartal Göz''.

Filmde işlemedikleri bir suçun tuzağına düşmüş iki yabancının hayatının aynı noktada kesişmesi anlatılıyor. Bir yandan masumiyetlerini korumaya çalışırken, bir yandan da hayatta kalmanın mücadelesini veren bu iki karakterden Jerry yakın dönemde ikiz kardeşini kaybetmiştir. Kardeşinin esrarengiz ölümünün ardından hesabına yatırılmış 750.000 dolar olduğunu görünce şaşırır. Yaşadığı apartman dairesi tıka basa terörist malzemelerle doldurulmuştur. Aniden telefonu çalan ve aranılan bir terörist olduğunu öğrenen Jerry, telefondaki sesin emirlerini yerine getirmezse bu beladan kurtulamayacağını da öğrenir.

Filmin diğer önemli karakteri Rachel ise 8 yaşındaki oğlu Sam'i Washington'a uğurladıktan sonra kız arkadaşlarıyla gittiği barda cep telefonuna tuhaf bir çağrı alır. Tanımadığı yabancı bir kadın, talimatlarını yerine getirmediği takdirde oğlu Sam'in öleceğini söylemektedir. Telefondaki esrarengiz kadının talimatlarına göre hareket eden Jerry ve  Rachel kendilerini beklemekte olan arabaya yönlendirilirler. Daha önce birbirlerini tanımayan bu iki insan, çok geçmeden telefondaki esrarengiz kadının hayatları üzerinde sınırsız bir kontrole sahip olduğunu anlarlar

Teknolojinin özgürlüğümüzü sağlarken, onu tehdit etmeye başlayışını daha önce Tony Scoot'un "Devlet Düşmanı" ve "Dejavu" filmlerinde de izlemiştik.