Serkan Aykut (KRAL)

Başlatan Sadece Samsunspor, 05 Nisan 2008, 22:42:36

« önceki - sonraki »

yaman55

seneyede oynar umarım ama bu sezonki gibi değil eski günlerdeki gibi

veis

zaten tepki almasındaki enbüyük sorunda bu alışmışız serkan aykuyun gollerine bu tarz silik görüntüyü kabullenemiyoruz seneye kalsa bile artık o formunu yakalayamaz bence ama yine takıma abilik yapabilecek bir oyuncu.
YANLIZ SAMSUNUN KADINLARI ERKEK EVLAT DOĞURUR

Baþkent_55

serkan mı yapacak takıma abiliği....bırakın allah aşkına ya....tamam samsun serkana serkan da samsuna vereceği bitmiştir .........serkana bu zaman kadarki hizmetlerin için tşk edip istiharata almak en iyisi.

veis

sende öldürme adamı bu sene veya geçen seneyi saymazsan serkan aykut ismi insanı titretirdi ama kendine bakmadıgından bu hallere geldi.
YANLIZ SAMSUNUN KADINLARI ERKEK EVLAT DOĞURUR

US

Alıntı yapılan: Başkent_55 - 13 Mayıs 2008, 11:17:46
serkan mı yapacak takıma abiliği....bırakın allah aşkına ya....tamam samsun serkana serkan da samsuna vereceği bitmiştir .........serkana bu zaman kadarki hizmetlerin için tşk edip istiharata almak en iyisi.

serkan futbolu bıraksada samsunsporlu topcuların abiligini her zamn yapar ..
belki bu saatden sonra futboluyla bi katkı saglamayabilir ama her zamn abiligini yapar..
Hiç Bitmedi Sana Olan Aşkımız

veis

5 sene önceki serkan yok buna hemfikiriz ama yine kendisine iyi bakmış olsa 2.ligde kral olucak kapasitede bir oyuncu.
YANLIZ SAMSUNUN KADINLARI ERKEK EVLAT DOĞURUR

CeLiL_55

Serkan Aykut Türkiyede gelmiş geçmiş en iyi Sayılı Golcülerin birisidir ve bana göre Serkan Aykut Fatih Tekkeden de daha iyidir kral Serkan Aykut şimdi bile kendi baksa aslanlar gibi oynar

ngonge

serkan aykut u  yakan ertuğrul sağlam dır...

en formda zamanında onu oynatmayıp küstürdü. sonra da serkan bir daha toparlanamadı.

CeLiL_55

Size şu kadarını söyliyim asıl hem düşmemize neden olan ve oyuncularımızı bitiren en büyük Şerefsiz Erdoğan Arıcadır düştüğümüz sene Serkan Aykut gibi bir Golcüyü zaman zaman hep yedekte bıraktı Musa Çoğu Maçlarda hep yedekti ve futbola küsüyordu v.s v.s saymakla bitmicek şeyler dolu dizgin bir gün geri döneriz inş

ozkan17

Alıntı yapılan: CeLiL_55 - 14 Mayıs 2008, 00:05:43
Size şu kadarını söyliyim asıl hem düşmemize neden olan ve oyuncularımızı bitiren en büyük Şerefsiz Erdoğan Arıcadır düştüğümüz sene Serkan Aykut gibi bir Golcüyü zaman zaman hep yedekte bıraktı Musa Çoğu Maçlarda hep yedekti ve futbola küsüyordu v.s v.s saymakla bitmicek şeyler dolu dizgin bir gün geri döneriz inş
ben sana solım bunun asıl nedenı su andakı gıbı teknık ekıbın basında orhan hoca gıbı gercek bır samsunnsporlunun olmamasıdır..o zamanlar erdogan arıca vardı fantazı arıyordu kendı kafasına gore tabı samsun onun cokda seyındeydıı ama sımdı baktıgımızda kımseyı kesen oynatmayan bılerek  boyle bırsey yapmayan bırıler var basda..

Her zaman dıyorum teknık ekıbın basında en azından samsunsporumuzda;Samsunspor ruhunu sahaya yansıtacak taraftarın canı bır yanıyorsa puan kaybında hocanınkı ıkı yanacak bırılerı olmalı...cunku o zaman asıl kazanma azmı yenme azmı ınsanın ıcınde olacakdır..

veis

BUSENE İÇİN SEZON BAŞI ZEYTİNBURNUNU ÇALIŞTIRAN KENAN HOCA İLE ANLAŞMIŞLARDI AMA SANIRIM OLMAYACAK.
YANLIZ SAMSUNUN KADINLARI ERKEK EVLAT DOĞURUR

Recep

serkan aykut büyük futbolcu ve büyük golcü samsunspora da en fazla para kazandıran futbolculardan
birde orhan hocanında pek değer verdiği söylenemez kartal maçında serkanı ısıttı ısıttı ama bizi turgurla kanser etti
SAMSUNU YÖNETENLER BİR TERCİHLE KARŞI KARŞIYA KALDIKLARINDA  SAMSUNSPORU KADERİNE TERKETMEK YERİNE KOLTUKLARINI VE SAMSUNU TERK ETSİNLER

mehmet yılmaz

14 Mayıs 2008, 12:44:38 #42 Son düzenlenme: 14 Mayıs 2008, 14:23:22 samsuni
Serkan Aykut'un Futbol Extra'daki röportajının tamamı Halk Gazetesinde'de de neşrediliyor.

AlıntıİNZİVAYA ÇEKİLEN KRAL
Türk futbol tarihin en büyük golcülerinden birisi Serkan Aykut. Benim gibi bir Samsunsporlu...
14 Mayıs 2008 Çarşamba 11:46


İNZİVAYA ÇEKİLEN KRAL ; SERKAN AYKUT (1)


Mehmet YILMAZ-Hakkı YEŞİLYURT



Türk futbol tarihin en büyük golcülerinden birisi Serkan Aykut. Benim gibi bir Samsunsporlu için daha da özel birisi elbette. Süper Lig'de oynadığı 337 maçta 188 gol atmış bir isim. Genel sıralamada 7. durumda; gol ortalaması olarak ise Tanju Çolak, Metin Oktay, Fevzi Zemzem ve Fikri Elma'nın ardından 4. sırada. Modern zaman golcüleri arasında ise 1. sırada yer alıyor.
Takımı Samsunspor küme düştüğünde Şekerspor'un cazip teklifin reddedip yuvasında kalmış bir isim. Şu sıralar bir nevi inzivaya çekilmiş durumda. Samsunspor'daki yönetim zaafından en çok etkilenen isimlerden birisi Kral...
Serkan Aykut, Nuri Asan Tesisleri'nin o eşsiz manzarasında Gazetemiz köşe yazarları Mehmet Yılmaz ve Hakkı Yeşilyurt'u misafir etti. Medyaya konuşmayı pek sevmeyen; uzun süredir özel röportaj vermeyen golcü futbolcu ile geçmişten bugüne uzanan çizgisini Yılmaz ve Yeşilyurt sizler için yazdı.


Futbola nasıl başladınız?

Babam Zeki Aykut, Samsunspor'da da oynamış bir futbolcu idi zaten. Bu nedenle futbol topu ile ilgim çok eskiye dayanır. Menteşoğlu döneminde Samsunspor altyapısı oluşturuldu ve ben minik takımdan itibaren Samsunspor forması giymeye başladım. İlk hocam Temel Keskindemir'di. Bizi eski fuar alanındaki dolgu sahasına götürdüler; seçmelere aldılar ve beni sadece 3 dakika oynatıp çıkardı oyundan. Sonra o zaman Yıldız Sineması'nın yanındaki binada olan kulübe seçilenlerin isimlerini asmışlar. Ben de çocukluk ya işte, heyecanla gidip baktım, en başa beni yazmış. Orada beni görünce gülmüştü, bir de bakmaya mı geldin diye.

Dede ve babadan sonra üçüncü kuşak futbolcusunuz. Bu yetenek irsi mi?

İrsi değil çünkü dedem penaltıyı taca atmış adamdır. ( Gülüşmeler ) Valla öyle diyorlar, doğru mu bilmiyorum. Ama soya çekim elbette vardır.

Ben o zamanların gazetelerinden hatırlıyorum yıldız takımdayken bile "Serkan gol rekoru kırdı; geleceğin Tanju'su" gibi haberler çıkardı.

Tabii, çok gol atıyordum o kategorilerde de. Hatta bir ara aynı anda Samsunspor'un hem yıldız hem genç hem de amatör takımlarında oynuyordum.

Samsunspor'un maçlarını ta küçük yaştan beri takip ederim. Şirinler Grubu'nun içinde maçı seyrederdim. Tanju ağabey gol atamayınca sevinmezdim. Sahaya çok konfeti ve çatpat attım





Menteşoğlu döneminde maçlara gidiyordunuz değil mi?

Gidiyordum hem de Şirinler'in arasında olurdum. 11-12 yaşlarındaydım o zamanlar, içerideki maçları kaçırmazdım. Tanju gol atmayınca sevinmezdim. Konfeti ya da çatpat derdik, yanıcı madde dağıtılınca ilk alanlardan olurdum; hoşuma giderdi. Sakarya kupa finalinde balonlar tutuşunca bir çocuk yanmıştı. Bir nevi, tribünden gelen futbolcuyum ben. Mesela kaza sonrası Milinkoviç vardı. İlk geldi Orduspor'la sezon açılışı var. 40 metreye dikti topu. Oha dedik. Oradan bırak gol olmasını, kaleyi bulamaz diye düşündük. Vurdu, topu ağlarda gördük. Çok iyi frikikçi idi.
Futbol yaşantımda Avrupa Gol Kralı Tanju Çolak'ı hep örnek almışımdır. Taraftar,"Kuçük Tanju buraya, yumruk havaya" diye bağırınca çok hoşuma giderdi.





A Takıma geçiş süreciniz nasıl oldu?


92-93'te birkaç kupa maçında oynadım ve iki de gol attım ama asıl forma bulmaya başlamam 93-94'te oldu. İlk profesyonel golümü attığımda amatör bir futbolcuydum. 1992 yılında Türkiye Kupasında A.Sebat'a atmıştım. Süper Ligdeki ilk golümü ise 1994 yılında Karabükspor'a attım.

İlk başlarda Samsunspor taraftarı sizi tribüne çağırırken "Küçük Tanju buraya, yumruk havaya" diye tezahürat yapardı? Ne hissederdiniz?

Yeni başlamışsın oynamaya, onun maçlarıyla büyümüşsün, Tanju'yu örnek almışsın, hayranlık duyuyorsun. Onun adıyla çağrılmak çok hoşuma gidiyordu.

O plaseler, üst vuruşlar, vücudun aldığı şekil... Tanju'yu andırıyordu. Bu bir çalışma mı, yetenek miydi?

Aslında ikisi birden. Neticede taklit ediyorsun bir yerde ama yetenekle harmanlanması diyebiliriz.

Kulüp Başkanımız İsmail Uyanık'a acayip sempatimiz vardı. Onun sözünden kesinlikle çıkmazdık. Beşiktaş'a gidecektim izin vermedi. Gitseydim belkide hayatım
değişecekti.


Samsunspor'lu Serkan olmak, Samsunspor ile özdeşleşmek nasıl bir duygu? Pişmanlıklar oluyor mu?

Samsunsporlu Serkan olarak tanınmak çok farklı bir duygu; gurur verici bir şey ama bazen hayatta çok kritik hamleler yapmak gerektiğinde sırf Samsunsporlu olmaktan dolayı bazı şeyleri yapamadığımız olmuştur. Mesela 1997'de Beşiktaş'ı çalıştıran Toschack çok istemişti beni. Başkanımız İsmail Uyanık -ki çok severim kendisini, abi gibi baba gibi... Lakin çok yüksek bedeller verilmesine rağmen vermedi beni. O yüzden tam konsantre olamadım birkaç yıl. Yani 20 golün üzerinde ortalama tutturabilecekken 10-11 golle oynadım birkaç sezon.

Neticede İsmail Uyanık başkan. Başka bir kulüp olsa "bana ne" der gidersin ama hem Samsunspor hem de İsmail Başkan olunca yapamıyorsun bunu. Belki o zaman gitseydim Samsun'daki nişan, evlilik ve beraberinde özel hayatımda meydana gelen o talihsizlikler olmayacaktı. Belki Beşiktaş'ın sembol isimlerinden birisi olacaktım. İstanbul'a kafam ve hayatım rahat olarak gidecektim. Ertesi sezon da istendim. Çok büyük para vardı yine. Ben başkanım iyi para, Samsunspor'a da yarar, gideyim ben dedim ama bu sefer de teknik direktör Mehmet Ali Çınar "şampiyonluğa oynayacağız" diye salmadı beni.

O sezon çok kötü geçmişti bizim için. İnter Toto'da C. Palace'ı falan elemiştik ama sonra Celil ve Vural'ın milli takımdan gelen cezaları derken kötü başlamıştık. Tabii burada İstanbul'a gitme isteği mesleki açıdan üst seviyede olmak anlamında yoksa Samsunspor'u daha az sevmekle bir ilgisi yok. O dönemde ben 23 yaşımda idim ve erken gidebilse idim belki hayata daha farklı bakacak ve daha başarılı olacaktım. Sonradan İsmail Başkan da demiştir, "keşke izin verseydim sana" diye.

Teknik Direktörümüz Romen Cici Multescu ile sorunlar yaşadım. Beni resmen defterden sildi. 3-4 hafta oynatmadı.Bir de hayatta kritik anlar oluyor. 94-95 sezonuna başladık ve ben 2-1 kazandığımız Vanspor maçı sonrası ayrıntısına girmeyeyim.




Multescu ile bir sorun yaşadım. Hoca beni resmen sildi defterden. Üç-dört hafta oynatmadı. İçeride bir G.Saray maçı vardı. Faruk Abi sakat, diğer Romen de cezalı galiba. Mecbur koydu beni on bire. Heyecandan titriyorum, ayakta duramıyorum. Bülent Abi de acayip iyi tutuyor beni. İlk yarının sonlarına doğru seyirci "Serkan dışarı" diye bağırmaya başladı. Faruk abi sakat ama yine de hoca ısın dedi ona. Tamam dedim, bitti. O an oyundan çıksam beki de Samsunspor kariyerim bitecek, çok ilginç bir andır o. Tam o sırada Bünyamin abi, topu söktü, bastı geliyor. Herkesi geçti ve bana çıkardı, ben de attım golü. Sonra bir gol daha attım. Stat bu sefer "Serkan Aykut" diye inliyor. Ben o pozisyonu ve gol pasını hiç unutmam; bu nedenle Bünyamin ağabeyi ayrı bir severim. Bende yeri özeldir.

Tribünden görünen Serkan Aykut, olaylara fazla müdahil olmayan, soğukkanlı birisi gibi ama sizi yakından tanıyan herkes "o çok duygusaldır" diyor. Doğru mu?

Evet... Çok duygusalım gerçekten de. Kırılganlık, içe atmak... Çabuk etkileniyorum. Kafaya takarsam beni epey bir uğraştırıyor. Mesela şu on iki yıl biraz da öyle oldu. Verilen sözler tutulmayınca, yaptığın işten keyif almayınca sürekli de kandırılınca çabuk demoralize oluyorum. Doğrulukla alakalı aslında. Doğru konuşulsa, defalarca aldatılmasak belki toparlayacağım ama etkileniyorum çabucak.



İsmail Uyanık döneminde takımda ruh vardı. O ruhu verende İsmail Uyanık'tı. Şimdiyle kıyaslanamaz bile. Bence küme düştüğümüz sezon aynı oyuncu kadrosuyla İsmail Uyanık olsa idi biz küme düşmezdik.

İsmail Uyanık döneminde takımı farklı kılan neydi?

O zaman o tesislere geldiğinde personelden bile anlaşılıyordu. Bir disiplin bir düzen vardı. Kendine has liderlik özellikleri vardı onun. Parası yoksa bile ikna edebiliyor, güven veriyordu. Etkileme kabiliyeti vardı. Ondan kaynaklanan bir birlik beraberlik havası oluyordu. Sorunları dışarı yansıtmazdık. Arkadaşlık çok iyiydi. Mesela iki günlük kamp varsa hocaya derdik ki üç gün olsun. Niye? Çünkü bir arada olmaktan keyif alıyorduk. Bir odada 10-11 kişi kalırdık. Oyun oynardık, muhabbet ortamı vardı. Gece üçte yatıp ertesi gün maça çıktığımız da olurdu ama herkes birbirinin açığını kapatır, mücadele ederdi. Arada takımı Sinop'a götürtürdük, güya hava değişimi olsun diye ama bizimki arkadaş ortamı idi. Bence idman yapmak, kendine bakmak kadar önemli olan şey psikolojidir. Kafan rahat olacak. O yıllarda bu ruh vardı ve o ruhu da takıma veren İsmail Uyanık'tı. Maksat bir arada olmaktı. Şimdiyle kıyaslanamaz bile.

Bence küme düştüğümüz sezon aynı oyuncu kadrosuyla İsmail Uyanık olsa idi biz küme düşmezdik. Ben 10 maç ceza alacağım, bir şey yapmayacaklar. Kulüp eski müdürümüz Rahmetli Yüksel Özan abi söyledi, bunlara hakkımı helal etmeyeceğim diye. Federasyona bir savunma yazılmış, indirimi bırak neredeyse teşekkür ediliyor 10 maç için. Sahamızı kapamayın, diğer birkaç oyuncumuza ceza vermeyin diye. 10 maçta 1 maç inilmez mi yahu?



Celil ile İstanbul'da aynı takıma gitseydik birbirimize destek olup, kesinlikle başarılı olurduk.

İstanbul'a giderken ayrı takımlara değil de Celil ile birlikte aynı takıma gitse idiniz farklı olur muydu bazı şeyler?

Kesinlikle olurdu. Biz sürekliliği fazla olan bir ikiliydik. Celil, kendi gol atmaktansa bana gol attırmayı tercih edebilecek birisidir. Bir de birbirine sahip çıkma adına da iyi olurdu.

Samsunspor neden somut başarılar elde edemedi? Avrupa'ya gidemedik mesela, Türkiye Kupası alamadık.

Yabancı oyuncularımız yeterince katkı sağlayamadı bize. Devamlılık olarak en iyisi Timofte idi. Bu zamana kadar gelmiş orta sahaların içinde en iyisi, en profesyoneliydi. Zeki ve iyi bir insandı. Ama o son senesinde aile düzenini bozdu maalesef; kendine yazık etti biraz. Hakem hataları çok barizdi o zamanlar. UEFA mücadelesi verirken 4-2 kaybettiğimiz bir İstanbulspor maçı vardı mesela. Bir de Cenk İşler talihsizliğimiz oldu bizim. Eğer biz Celil-Cenk-Serkan üçlüsü olarak uzun süre görev yapabilse idik çok farklı olurdu her şey. Cenk'le altyapıdan arkadaşız zaten. Halen daha çok iyi arkadaşız. Cenk'in gidişi onun isteği dışında oldu. Kulübün paraya ihtiyacı vardı ve Uzan'ların Adanaspor'una onun isteği dışında satıldı. Bence Cenk, büyük takımlarda oynamayı hak etmiş ama bir türlü o şansı bulamamış ender oyunculardan bir tanesidir. Bize rakip olduğu maçlarda goller de atmıştır ama çok iyi bir Samsunsporludur.

Şahsınıza yönelik olarak Samsun şehrinin ilgisini nasıl buluyorsunuz?

Ben memnunum. O ilgiyi, sevgiyi görebiliyorum. Maçlarda, idmanlarda, dışarıda... Hissedebiliyorum. Tabii bundan yıllarca verilen emeğin, katkının payı çok büyük.


http://halkgazetesi.com.tr/news_detail.php?id=10629

Röportajın devamı yarınmış...


"Kırmızı, Beyaz, Kara Sevda..."

s_uzunkaya

 heyyy gidi günlerrr... bende milinkoviçin orduspora ortasahadan attığı maçda vardım :) dehşetti gerçekten... mazilerde kaldı o mutluluklar herhalde :(
* KIRMIZI kanımız, BEYAZ tarihimiz, SİYAH aşkımız*

körfez55

işte samsunsporun en büyük eksiği ismail uyanık.para olmasa da ismail uyanık varsa sorun yok demektir.işte yönetici farkı burda ortaya çıkıyo.