20 Eylül 2020, 01:35:04

TFF 1. Lig 2. Hafta
Samsunspor'umuz-Ümraniyespor
21 Eylül 2020, Pazartesi
Saat: 19.00
Samsun 19 Mayıs Stadyumu

Samsunspor'umuz Kızılyıldız'dan Tomané'yi kadrosuna kattı.


TFF 2. LİG 2019/2020 19. HAFTA | Pendikspor 0 - 2 SAMSUNSPOR'umuz

Başlatan brigand, 14 Ocak 2020, 11:07:44

« önceki - sonraki »

SametYılmaz55

Adamlar ne hikmetse çok sağlam kurulmuş bize. Maç öncesinde iki takımı da çağırdık zahmet edip, yalandan da olsa gelmediler. Hakem zaten Nurullah'ın ilk pozisyonunda yol verdi resmen Pendiksporlu futbolculara.Zor da olsa kazanmayı bildik. Caner'in, Nurullah'ın ve özellikle Ferhat'ın hırsı muazzamdı. İkinci yarının zor geçeceğini düşündüğüm 4 deplasmanından biriydi bu maç. Kazandık yolumuza devam ediyoruz. Darısı Tarsus, Manisa, Sancaktepe deplasmanlarına diyelim.

tactician

Önemli bir deplasman galibiyeti aldık. Pendikspor'u ligin ilk yarısında Samsun'da oynadığımız maçta da beğenmiştim. Dün de oldukça beğendim. Teknik direktör takımı oldukları çok bariz. Hocaları Sinan Yücer'in takımın başındaki ikinci yılı. Tesisleri de son derece güzel, gözlemlediğim kadarıyla kulüpte kurumsal bir organizasyon yapıları da var. Dün oynanan maçta ilk 11 lerinde 3 tane altyapılarından gelen oyuncu da vardı. Takım yaş ortalaması da son derece düşüktü zaten. Böyle sabırla ve akılcı bir şekilde devam ederlerse önümüzdeki senelerde daha iyi işler başarabilirler.

Maça dönersek, yukarıda değindiğim gibi maça iyi hazırlanmış bir Pendikspor vardı karşımızda. Sertliğin dozajını hakemin de müsamaha göstermesiyle abarttılarsa da, temaslı oyunla bizi yıprattıklarını söylemeliyiz. Savunma boylarını oldukça belirgin biçimde 20 metrelerde tutmayı başardılar. Bu kümelenmeyi de kendi bir ve ikinci bölgelerinde değil, neredeyse bizim birinci bölgemizden başlattılar. İlk 5 dakika bizi tarttıktan sonra, hemen üzerimize baskı kurarak oynamaya başladılar. 4-4-2 düzeninde öne geldiler; öndeki iki oyuncuları bizim iki stoper üzerinde baskı kurdu, iki açık oyuncuları da beklerimiz Caner ve Gökhan Meral üzerinde. Top merkeze geçtiğinde de açıklarından veya boşta kalan beklerinden yardım aldılar. Enteresandır golümüzü de merkeze Kubilay'ın üstüne gelen rakibin sol bekinin boşalttığı alana koşu yapan Guido üzerinden bulduk.

Takımımız bu temaslı oyunda mücadele anlamında çok geri adam atmasa da, tempo yapmakta, pas trafiği oluşturmak ve pozisyon üretmek noktasında son derece zorlandı. Ertuğrul hoca'nın, orta alanda daha fazla gezerek oynayan ve topla münasebeti takımdaki tüm arakadaşlarından daha iyi olan Kubilay'ı oyundan alıp, orta saha direnci arttırmak amacıyla Muhsin'i içeri atma hamlesi sonuç vermedi. Zira, Kubilay hareketli oyunu ile pas opsiyonu olmaya en yakın isim ve dün topun bizde kalmasına en fazla katkı veren oyuncu idi.

Halil'in girişi ile, saha içerisindeki kötü gidişe bir miktar reaksiyon vermiş olsak da rakibin baskısını tam anlamıyla kırdığımızı söyleyemeyiz. Halil'in rakipten orta alanda çaldığı topu taşıyıp, golü yapması maçı bitirdi. Çok fazla pozisyon bulamayıp, rakibe de önemli bir fırsat vermediğimiz bir maç oldu. Ağırlığı orta alan mücadelesi ve saha içi kavga ilen geçen maçı, şampiyon takım olgunluğu ile kazanmasını bildik.

Ne olursa olsun, böylesi maçları kazanmak çok önemlidir. Kalan 15 haftada bu zorluk derecesinde en fazla 4-5 maç oynayacağız. Kazanma ve gol yememe alışkanlığı kazanılması anlamında son derece kıymetli bir maçı geride bıraktık. Yolun sonu şampiyonluk...

_SoN_

Geliş zamanlaması ve şekli ile içime sinmese ve tepki göstermiş olsamda Ertuğrul Sağlam isminin neleri değiştirdiğini, nasıl uzun yolda ve kısa vadede net çözümler ürettiğini görmek beni mutlu ediyor.

Bu maçta kısa ve uzun vade için konuşmak istediğim isim Ertuğrul Sağlam.

Rakibin çok hırslı ve istekli başladığı bu zorlu maçı oyunu iyi okuyup orta sahada yaptığı değişiklikler ile ve saha kenarındaki psikolojik savaşı ile kazanmayı bildi. Diğer senelerde olsa idik bu sert futbolda 90 dakika saha içinde ezilmiş kubilay ve bahattini seyrederdik. Ama Ertuğrul hoca ne seyretti nede seyrettirdi. Güçlü bir orta saha ile kısa vadede direk oyuna etki etmesini bildi, saha kenarındaki 90 dakika oyunun içinde olması sahadaki 11 i etkiliyor ve rakibin sert ve hırslı futboluna aynı şekilde karşılık veriliyor, bu tarz deplasmanlarda hep puan kaybettik biz, ama bu maç öyle olmadı, sebebide saydığım kenardaki hocanın etkisidir. Orta sahada ilyasın yerine giren Muhsin mücadelesi ve sade futbolu ile kısa sürede almış olsa bence ilerisi için umut verdi, ilerde bahattinin yerine giren ibrahim halil attığı güzel golle kalitesini gösterdi, ilk maçlardaki üzerinde olan heyecanı atarsa çok daha iyi oynayacağı belli oluyr.

Uzun vadede ise yine hocanın doğru tercihlerinden olan savunmaya takviye isteğinin ne kadar doğru olduğunu dün resmen yaşadık, savunmadaki eksiklerimize rağmen direk bir oyuncumuzun daha sakatlanarak çıkması veli transferinin ne kadar doğru planlandığını oyuna girme anında gördük, iyi transfer olduğunuda oyunda gördük.

90 dakika boyunca zor bir deplasmanda nasıl rakibe kafa tutulur, nasıl sertliğe sertlikle, mücadeleye mücadele ile karşılık verilir, yavaş yavaş takımımızda görmeye başlıyoruz, bunun çok daha ileriye gideceğini kazandıkça göreceğiz.

Ne kadar eleştirmiş olsakda Ertuğrul Sağlam'ın ona verilen yetkiler ile tam bir menager-patron edasıyla transferden tesisleşmeye, altyapıdan kurumsallaşmaya etkilerini, hakimyetini hissetmemek mümkün değil.Bu hakimiyet olumlu yönde artacak devam edecektir, inşallah hayattaki yanılmalarımdan hep böyle mutlu ayrılırım :)

Belki şuan için erken, ama net gördüğüm bunlar, Hoca sazı eline almış, aldığı yetki ve sorumlulukla çok güzel çalıyor. HELAL OLSUN, ALKIŞLIYORUM ;)

maço