07 Aralık 2019, 11:44:43

ZTK 5. Tur 1. Maç | Maç Sonucu: Ç.Rizespor 3-2 Samsunspor'umuz
TFF 2. Lig 16. Hafta | Yeni Çorumspor - Samsunspor'umuz | 8 Aralık Pazar, 13.30


TFF 2. LİG 2019/2020 10. HAFTA | SAMSUNSPOR'umuz 0 - 0 Sancaktepe FK

Başlatan ata55, 23 Ekim 2019, 09:51:55

« önceki - sonraki »

Ekrem

Ne olacak nereye kime müdahale edilecek , bunca varlığın içinde nasıl bir batağa saplandık . Lanet olsun sizin gibi topçuya...

Sadece Samsunspor

Madem ilyasla bahattini aliyorsun surekli oyuna o zaman 11 baslat kardesim

tyyaman

Şu amputeleri YAB-PA'nın bir maçına götürüp izletsinler, kadınların nasıl saç baş kavga ede ede hırsla oynadığını görüp ar ederler belki. Bir de bütün takımı göz taramadan geçirseler daha iyi olur, istisnasız herkes içeri koşu yapan oyuncu yerine ısrarla geriye ya da yana pas yapıyor. Neyse. Getirin bir Gümüşhane de şov yapsınlar, kalibreleri ona yeter.

GurbetciFanatik

Ilyasi ve Bahattini yedege cekerek onlara ceza vermiyorsun. Takima Taraftarlara ceza veriyorsun.
Sonra işin yine onlari kaliyor oyuna sokuyorsun.
Bu Takimda ilyas ilk 11 de oyniyamicaksa kimse oyniyamaz.
Samet sevdan artik yetti.
Takimda motive 0 ama baski altindalar sonuc:
Ne oyun ortaya cikiyor ne de başari.

Yazik daha devre bitmeden şu Takimin şampiyon olamicagina bilmek ne acı bir durum.

ata55

Lig bitmiştir. Bu maç hocaya yazar. Varlık içinde yokluk çektiriyor. Samet Asatekin tercihi, oyundan geç çıkışı vs hepsi fiyasko.

fanatik samsunsporlu

Geçen sene geçemediğimiz Recep Burak'ı ( bonus kafa )bu sene de geçemedik.Gol bile atamadık sancaktepeye daha.Futbolcu iyi oynamıyorsa ilk yarıda da olsa değiştirilir. Tutturmuşlar bir 60 dakika. Ondan önce değiştirmiyor.Kendi evinde tek forvet oynuyorsun. Hoca değilsin sen

ngonge

Top falan oynamadık ki maçı kazanalım. Rakibin hatalarında gol bulursak rakipler çözülüyor, maçları alıyoruz. Yoksa bir oyunumuz yok sahada. Hele Kubilay da yoksa hiçbir şey üretemiyoruz.

s_uzunkaya

Yazık yaa üzüldüm bizim çocuklara. Düşünsenize hasbel kadar bu lige düşmüş koskoca  samsunspora ligin çok çok üstünde takım kuruldu diyerek seni almışlar ama yırtınıyosun yırtınıyosun rezillll ezikkk çaresiziz zavallııı bi halde sahada kala kalıyorsun. Hem de koskoca 90 dakka koskoca statın gözü önünde hak etmediğin paraları almışsın ama çaresizce bi mucize olsada günü kurtarsak diye zavallı ca eşşek gibi koşturuyosun.... Gerçekten çok üzüldüm bizim formayı giyen adamlara. Bari delikanlı olsalarda "Kusura bakmayın. Büyük umutlarla bana çok para verdiniz ama maalesef size layık olamıyorum. Aldığım para helalde değil bu şartlarda. Parayı geri iade ediyorum ve artık bu formanın içinde rezil olmamak için şehri bile terk ediyorum." diye bilseler. Haket çok üzülüyorum bu adamcağızlara

eprianu

Bu takımda kangren olmuş isimler var. Bu isimler, yönetim desteğiyle gönderilmediği sürece Mourinho gelse başarılı olamaz. Bahattin, İlyas ve Samet'in bu takımda işi yok. Hele kaptırdığı topa koşmayacak kadar ruhunu kaybetmiş Kubilay'ın hiç yok.

Bahattin iki senedir kafa topuna çıkmıyor. Biz şampiyonluk planları yapıyoruz. Biz burada yazıp yazıp duralım.

mehmet yılmaz

Amed maçından sonra "Lig Bitti" denebilir diye düşünüyordum. Elbette çok erkendi, halen daha erken lakin rakip Manisa FK'nın makine düzeni ilerlemesi, bizim ise buna karşı hamle yapmakta zorlanmamız daha 24 maç varken ligin bittiği hissini yaşatıyor.

Sancaktepe maçının zor geçeceği aşikardı. Ancak biz zorluktan, özellikle rakibin etkili hücumlar yapabileceği ve bizi zorlayabileceğini kastediyorduk. Oysa Sancaktepe bunu pek yapamadı. Daha doğrusu bizim sezon başından beri alkışı hak eden savunma tarafımız buna pek müsaade etmedi. Evet, sezon başından beri iyi savunma yapıyoruz. 10 maçın 8'inde gol yemedik lakin hücumda aynı üretkenlikte olduğumuz söylenemez. Nitekim bu maçta da bunu her zerresiyle hissettik.

Sancaktepe kaybını birine yazmak gerekirse bu kesinlikle İrfan Buz olur. Oyubcu tercihleri, değişiklikleri ve değişiklik dakikaları ciddi eleştirileri hak ediyordu. Bahattin ve İlyas Kubilay bu takımın en önemli iki hücum silahı. İki hafta önce bir ceza kesti diyelim. Eğer bunlar cezalarını tamamlamışlarsa yedek kulübesinde değil, sahada olmamalılar. Yok eğer, devam ediyorduysa hiç kadroya alınmasınlar. Gördük ki, onlar girene kadar doğru düzgün hücum bile yapamadık. Oysa ikili, şut atarak, rakibe basarak ya da ara pası atarak sürekli bir hücum varyasyonu sağlayabiliyorlar. Peki İrfan Buz ne yaptı? Geçen sezonun ilk yarısının ardından sürekli bir düşüş yaşayan ve Sancaktepe maçında sahanın tartışmasız en kötü oyuncusu olan Samet Asatekin ile başladı. Samet ayakta bile durmakta zorlanırken, çok net pas hataları yaptı. Fizik olarak yerlerde sürünen Samet, güç olarak da bitikti. Buna rağmen sanki hakkında ayet varmış gibi, ilk devre içinde herhangi bir değişiklik olmadı. Devre arası olur diye bekledik, yine olmadı. Dakikalar 65'e geldiğinde İlyas ve Ahmethan oyuna girdi ama çıkan oyuncu yine Samet değildi. Hatta değişiklik esnasında tabelada kendi numarasını görmeyince Samet bile şaşırdı. Böylece İrfan Buz adeta varlık içinde yokluk çektirdiği takımı sabote etmiş gibi oldu.

0-0'lık skor can sıkıcı... Canımız sıkılmalı mı? Evet...
Mesele sadece puan kaybı değil, takımın ışık vermemesi diye yazacağım ama aynısını 3 hafta önceki Amed maçında da yazmıştık. Bu gidişle daha çok yazarız maalesef.

eprianu

İrfan Hocayı ben de eleştiriyorum. Hatası çok. Ama iki sezonu gözümüzün önüne getirelim. Taner Taşkın, İsmet Taşdemir ve İrfan Buz. Üçü de iyi kötü bu ligde şampiyonluk yaşamış hocalar. Üçünde de sahada aynı Samsunspor'u izledik. Mücadele gücünden yoksun, fiziki yetersizliği bulunan, hücum yapamayan, saha dışı problemlerle uğraşan bir Samsunspor.

İrfan Hocayı göndersek yerine gelecek olan hoca da birkaç küçük değişiklik dışında bu takıma etki edemeyecektir. Çünkü aynı futbolcularla oynamaya çalışacak. Üç aşağı beş yukarı aynı sonu yaşayacak.

Zaman varken bu takıma neşter vurulmalı. Bahattin ve İlyas ne kadar gol yükünü çekiyorsa o kadar da eksik oynamamıza sebep oluyorlar.

Şunu da eklemek lazım, şu dakikadan sonra mümkünse üst liglerden futbolcu getirmeyelim. Kimin peşinden koştuysak kendini bir halt zannetti. Mesela Gökhan Alsan ve Ferhat Çulcuoğlu gelene kadar neler duyduk, bize gelince dökülmeye başladılar. İki senedir rakibimiz dediklerimiz bu ligin oyuncularından kadro kuruyor, biz hala aynı hatayı yapmakta ısrar ediyoruz.

_Jack Daniels_

Bence en büyük sıkıntımız gol pozisyonu hazırlayacak oyuncu azlığı. Kubilay diyoruz o da geçen sene dahil toplam yaptığı asist 5'i geçmez. Girdiğin 2-3 pozisyonu da bu kadar basit şekilde harcarsan saçma sapan skorlar çıkması çok normal. Ligin 10. haftasında havlu atma düşüncesi çok gülünç geliyor şahsen ama hissettiriyorlar insana sağolsunlar..

tactician

Başarının Kimyası

Moneyball filmini seyretmiş olabilirsiniz. Brad Pitt'in oynadığı Billy Beane karakteri Amerikan beyzbol takımı Oakland Athletics'in genel menejerliğini yapıyor. Ve hemen filmin ilk dakikalarında, kafa takımlardan birine kaptırdıkları çok önemli bir oyuncuya alternatif isimler önerecek tamamen eski kuşaklardan oluşan scout ekibi ile bir toplantı sahnesi geliyor. Bu toplantıda asıl sorunun ne olduğunu sorgulamaya başlıyor Billy. Diğerlerinden farklı düşünmeliyiz mottosu ile başlatmaya çalıştığı fikir değişimi hoş karşılanmıyor haliyle. Sonra ekibine değişimi beraberce başlattıkları elemanı, Yale'den ekonomi düploması almış Peter Brand'i dahil ediyor. Billy'e deli gözüyle bakıldığı, iç dinamiklerin direnç gösterdiği problemli geçiş sürecinin ardından, Oakland çok mütevazi bütçeler ile Amerikan tarihinin en uzun galibiyet serisine imza atıyor.  Bu durum başta Boston Red Sox takımının ilgisini çekiyor ve Billy'e beyzbol tarihinin en yüksek menejerlik ücretini teklif ediyor. Bu transfer olmasa da bu yeni paradigma zamanla tüm takımlar tarafından kabul görüyor, istatistiğin ve bilgisayar analizlerinin beyzboldaki yeri artıyor ve nihayetinde de bütün sistem değişiyor.

Bu uzun girişi, eski tip düşünce yapısı ile büyük hayaller kurulamayacağının ve uzun vadeli başarılar elde edilemeyeceğinin daha iyi anlaşılabilmesi için yaptım. Albert Einstein çokça bilindiği üzere deliliğin tarifini; "aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek" şeklinde yapar. Düşünce devrimini yapmadığımız sürece, iki ileri bir geri hareket etmeye devam edeceğiz emin olun. Her başarısız skordan sonra, futbolcuları ruhsuzlukla suçlamak kolaycılığına sığınacağız. Kadro dışı kalması gereken isimleri bağıracağız. Futbolun hayatın aynası bir oyun olduğunu es geçmeye devam edeceğiz.

Yaklaşık 15 yıl önce veda ettiğimiz süper lige, geride kalan yıllarda sadece bir kez daha yükselme başarısı gösterebildik. Farkında mısınız bilmiyorum ama biz artık alt lig etiketini kanıksamış bir takım haline geldik. Samsun şehrinin her dinamiğinin geriye gittiği su götürmez bir gerçek ama şehrin Samsunspor gibi en prestijli mirası da gün geçtikçe eriyor.

İsmail Uyanık gibi marka bir kişiliğin yeniden başkan olması, finansman ayağı ve uluslararası ilişkileri ile Yüksel Yıldırım gibi bir değerin varlığı ile hepimiz çok umutlanmıştık. Fakat kurulan sistem şu ana kadar o ya da bu şekilde yeni bir bakış açısı ortaya koyamadı.  Önder Özen gibi, Serhat Pekmezci gibi düşünce devrimini başlatabilecek isimler kulüp binasına getirilip çeşitli sebepler ile sisteme dahil edilemedi. Daha da can sıkıcı tarafı, bu isimlerin yerlerine Ali Reşat Çağan, Hakkı Bayrak gibi eski kuşak isimler ile yol yürünebileceği düşünüldü.

Her şey bitmiş değil elbette. Fakat aynı düşünce yapısı ile bu işin gitmeyeceği de aşikar. Galibiyetler almak, hatta üst lige çıkmak bile bir başarı değildir inanın. Durmuş saatin günde iki kez doğruyu göstermesine benzer. Türk futbolunun genel yanılgısı değil midir yalancı baharları yazın habercisi gibi algılamak. Futbol A.Ş. yönetiminin ilk yapması gereken şey, basiretli bir teknik yönetim kurmaktır. Gerekirse aylarca araştırılsın, düşünülsün, konuşulsun, sorun değil bekleriz. Ama artık bizim futbol anayasamızı yazabilecek, 5-10-15 yıllık planlar-projeler üretecek bir ekip işi yürütsün. Yoksa belki de son şansımız olarak ayağımıza gelmiş bu fırsata yazık olacak.

_SoN_

10. maçı oynadık ,
22 puanla 2. sıradayız,
maç başına 2,2 puan ortalamamız var,
en fazla gol atan 2. takımız,
en az gol yiyen takımız,
yenilgi yüzü görmeyen iki takımdan biriyiz.

hepimiz değerlendirelim,

TFF 3. lig
TFF 2. lig
TFF 1. Lig
Süper lig

amatörleride katın isterseniz,

10. haftada hangi ligte bu istatistiği yakalamış takım var?

Hep söyledim yine söylüyorum, takım çok kötü değil, daha iyi olabilirdi, ama çok kötü değil.

Bu sene asıl mesele MANİSA takımı çok fazla iyi, gereğinden fazla, umulduğundan fazla, böyle bir başarı şu anda yok gibi.

Hoca istifasını sundu, yönetim kabul etti, hayırlı olsun.

Bu kafadaki tüm kişilere kurumlara soruyorum 15 yıldır, senede ortalama 2-3 hoca değiştiren biz SAMSUNSPOR neredeyiz?

Ne kazandık, neler kaybettik?

Futbolun kitabını yazıp her fırsatta sadece hocaya yüklenen bizler, bunun neticesini olumlu olarak son 15 yılda alabildikmi?

İstikrar yoksa, başarı olmaz.

Sene başında en doğru isim dediğimiz hocayı 10. haftada bu istatistiklerle harcarsak morinho da gelse birşey olmaz.

SON 15 YILDA ANLAMADIĞIMIZ,YANLIŞ ANLADIĞIMIZ KONU İSTİKRAR.

ve bu konuda yine başarısız olduğumuz için,o çok "sevdiğimiz" başkanlarımızda bu sene sonu hüsranla biterse istikrarsızlığın gereğince BIRAKACAKLARDIR.

Bakalım o zaman kime kızıp, kimi eleştirip, kimlerin ipini çekeceğiz !

İrfan hocanın istifasını yönetime sunması ne kadar doğruysa, yönetimin kabul etmesi o kadar YANLIŞTIR.

İnşallah yanılırım ve takımımız bu sene bı ligten kurtulur.