Samsunspor.biz Genel Sohbet Odası

Başlatan berusa55, 09 Ağustos 2008, 14:50:52

« önceki - sonraki »

eprianu

Bizim hem camia hem de taraftar olarak iki büyük yanılgımız var.

1. Biz kendimizi dev aynasında görüyoruz. Etimiz budumuz belli yani.
2. Geçmişte İsmail Uyanık'ın verdiği bireysel mücadele ile, ara ara camia olarak verdiğimiz tepkilerle övünüyoruz. Ancak bunlar geçmişte kaldı.

Hem camia olarak hem taraftar olarak hem de tepki verme anlamında hiçbir hükmümüz yok arkadaşlar. Şu anda şehirdeki olaylara da iki taraftar grubunun birkaç üyesi tepki gösteriyor. Gerisi sosyal medyadan atıp tutuyor.

Tüm bunların sorumlusu biziz yani taraftar. Biz taraftar olarak af edersiniz ama k*çımızı yan devirip, oturduğumuz yerden sallamakla meşgulüz. İş icraata gelince koca bir sıfırız.

Şimdi bu yazdıklarıma "Hadi oradan sen de" diyenler varsa ben sorayım siz cevap verin:

1. Stadyum yıkılırken ne yapabildik?
2. Stadyumun yeri belirlenirken ne yapabildik?
3. Stadyum açılışıyla ilgili ne yapabildik?
4. Malum memleketli birkaç siyasetçi takımla oyuncak gibi oynarken ne yapabildik?
5. Her yıl düzenli olarak kaç kombine alabildik?
6. İddiamız yokken yeni stadyumu kaç kez doldurabildik?
7. En basitinden giderken bu camia ve bizler için hakaret niteliği taşıyan cümleler sarf eden Adnan Güngör geri dönerken ne yapabildik?

Var mı bu sorulara "K*çımı yan devirdim, oturduğum yerden salladım"dan başka cevabı olan?

İşimiz gücümüz "Biz Samsunsporluyuz", "Sadece Samsunsporluyuz" demekten ibaret. Anladık arkadaş Samsunsporlusun, kimse sana Gaziantepsporlusun demedi zaten. Bu sözü söyleyince iş bitiyor mu?

Daha önce burada da paylaşmıştım, eğitimle ilgili bir platform kurduk. Okullarda çalışmalar yapıp çocukları gençleri Samsunsporlu yapacaktık. Ancak içimizde k*çını yan devirip "Biz Samsunsporluyuz" demekten başka hiçbir icraat yapmayan o kadar çok öğretmen vardı ki faaliyetleri durdurduk.

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Ya yine k*çımızı yan devirip hem buradan hem de sosyal medyadan sallamaya devam edeceğiz. Eğer böyle yaparsanız midenize sahip çıkın. Şehirdeki her yerde bordo mavi bayraklar göreceksiniz.

2. Ya birlikte hareket etmeyi, dernekleşmeyi, aidiyet hissini öğreneceğiz. Bu da öyle 3-5 kişiyle olacak iş değil. Mesela 3-4 bin üyeli bir derneğin var mı? Adının dernek olmasının önemi yok. "Hadi protestoya" denildiğinde 3-4 bin kişiyi bir gün sonra Cumhuriyet Meydanı'na yığabilecek miyiz? Mesele tamamen bundan ibaret.

Geçenlerde bir büyüğümüzle oturuyoruz. İsmail Uyanık geldiği gün biz okullarda çocuklar ve gençler için çalışmaya başlasaydık  şu anda tribünlerde Samsunsporlu yeni bir nesil yetişmiştir diyor. Gel de hak verme...

İsim vererek konuşacağım. Herkes haklı veya haksız bir bahanenin arkasına sığınıyor; ya tribünleri terk ediyor ya da daha vahimi şehri terk ediyor. Burak Güleç tribünlerden çekildi, tribünlerin geldiği vahim tablo ortada. Son maçta Şirinler'i gördünüz mü? 20 kişi ya vardılar ya yoktular. Adını vermek istemediğim tribün liderlerinden biri Altınordu maçında "Ayağa kalkamayan Giresunludur" diyor ya, Trabzonludur diyemiyor! Bu kadar bitmişiz yani. Yine Engin Abi tribünlerden çekildi, o gündür adam gibi koreografi yapamıyoruz. Bunlar gibi nice isim var, haklı veya haksız bir sebep ile çekip giden. Ondan sonra neden bu haldeyiz diye yakınmaktan öte gidemiyoruz.

Aslında laf yapıp iş yapmamak sadece bizim değil bu çağın genel problemi. Severiz sevmeyiz ayrı mesele ama taraftar anlamında büyük kitleye sahip olan İstanbul takımlarının bile 2-3 maçlık kötü seri sonrası tribünleri boşalıyor.

Şimdi geleyim reçeteye. Bizim ülkede sorun tespiti kolaydır, çözüm üretmek zordur. Ben çözümü de sunayım. Münferitler bir araya gelmek zorunda. Münferitler adı her ne olursa olsun(mesela dernek, platform) bir oluşumun içine girmek zorunda. Kuru kuru "Biz Samsunsporluyuz" demenin hiç kimseye bir faydası yok. Münferitler takımına sahip çıkmak, kombine almak, birlikte hareket etmek zorunda. En ufak bir olayda bile gerek başkanı gerekse yönetimi ve futbolculara ayar verebilecek açıklamalar yapmak zorunda. En önemlisi de bu insanlar kıytırık sebeplerden dolayı bu oluşuma sırt çevirip gitmeyecek. İçerideki her türlü fikir ayrılığına rağmen herkes birbirine ve oluşuma sahip çıkmak zorunda.

Bu saydıklarımı yapmak çok zor ancak imkansız değil. Ben dahil birçok insan böyle bir oluşumun hayalini kuruyor. Bir sürü insan hafta sonu deplasmanda oynadığımız maçı çocuğunu da alıp nezih bir ortamda Samsunsporlularla izlemek istiyor. Ancak böyle bir oluşum yok.

Hem bu şehrin hem bu takımın yani bizim, bizi biz yapan değerlerin başka bir kurtuluş reçetesi yok. Biz, Ortadoğu toplumları gibi kurtarıcı bekliyoruz. Bu yüzden hepimiz yıllarca Uyanık'ı bekledik.

Yukarıda saydığım gibi bir araya gelmek isteyenler olursa "Ben de varım" diyorum şimdiden. Duruşum belli.

Söz meclisten dışarı, bu yazıda kimseyi hedef almadım. Kalp kırdıysak affola.

_SoN_

Alıntı yapılan: eprianu - 28 Nisan 2022, 14:28:03Bizim hem camia hem de taraftar olarak iki büyük yanılgımız var.

1. Biz kendimizi dev aynasında görüyoruz. Etimiz budumuz belli yani.
2. Geçmişte İsmail Uyanık'ın verdiği bireysel mücadele ile, ara ara camia olarak verdiğimiz tepkilerle övünüyoruz. Ancak bunlar geçmişte kaldı.

Hem camia olarak hem taraftar olarak hem de tepki verme anlamında hiçbir hükmümüz yok arkadaşlar. Şu anda şehirdeki olaylara da iki taraftar grubunun birkaç üyesi tepki gösteriyor. Gerisi sosyal medyadan atıp tutuyor.

Tüm bunların sorumlusu biziz yani taraftar. Biz taraftar olarak af edersiniz ama k*çımızı yan devirip, oturduğumuz yerden sallamakla meşgulüz. İş icraata gelince koca bir sıfırız.

Şimdi bu yazdıklarıma "Hadi oradan sen de" diyenler varsa ben sorayım siz cevap verin:

1. Stadyum yıkılırken ne yapabildik?
2. Stadyumun yeri belirlenirken ne yapabildik?
3. Stadyum açılışıyla ilgili ne yapabildik?
4. Malum memleketli birkaç siyasetçi takımla oyuncak gibi oynarken ne yapabildik?
5. Her yıl düzenli olarak kaç kombine alabildik?
6. İddiamız yokken yeni stadyumu kaç kez doldurabildik?
7. En basitinden giderken bu camia ve bizler için hakaret niteliği taşıyan cümleler sarf eden Adnan Güngör geri dönerken ne yapabildik?

Var mı bu sorulara "K*çımı yan devirdim, oturduğum yerden salladım"dan başka cevabı olan?

İşimiz gücümüz "Biz Samsunsporluyuz", "Sadece Samsunsporluyuz" demekten ibaret. Anladık arkadaş Samsunsporlusun, kimse sana Gaziantepsporlusun demedi zaten. Bu sözü söyleyince iş bitiyor mu?

Daha önce burada da paylaşmıştım, eğitimle ilgili bir platform kurduk. Okullarda çalışmalar yapıp çocukları gençleri Samsunsporlu yapacaktık. Ancak içimizde k*çını yan devirip "Biz Samsunsporluyuz" demekten başka hiçbir icraat yapmayan o kadar çok öğretmen vardı ki faaliyetleri durdurduk.

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Ya yine k*çımızı yan devirip hem buradan hem de sosyal medyadan sallamaya devam edeceğiz. Eğer böyle yaparsanız midenize sahip çıkın. Şehirdeki her yerde bordo mavi bayraklar göreceksiniz.

2. Ya birlikte hareket etmeyi, dernekleşmeyi, aidiyet hissini öğreneceğiz. Bu da öyle 3-5 kişiyle olacak iş değil. Mesela 3-4 bin üyeli bir derneğin var mı? Adının dernek olmasının önemi yok. "Hadi protestoya" denildiğinde 3-4 bin kişiyi bir gün sonra Cumhuriyet Meydanı'na yığabilecek miyiz? Mesele tamamen bundan ibaret.

Geçenlerde bir büyüğümüzle oturuyoruz. İsmail Uyanık geldiği gün biz okullarda çocuklar ve gençler için çalışmaya başlasaydık  şu anda tribünlerde Samsunsporlu yeni bir nesil yetişmiştir diyor. Gel de hak verme...

İsim vererek konuşacağım. Herkes haklı veya haksız bir bahanenin arkasına sığınıyor; ya tribünleri terk ediyor ya da daha vahimi şehri terk ediyor. Burak Güleç tribünlerden çekildi, tribünlerin geldiği vahim tablo ortada. Son maçta Şirinler'i gördünüz mü? 20 kişi ya vardılar ya yoktular. Adını vermek istemediğim tribün liderlerinden biri Altınordu maçında "Ayağa kalkamayan Giresunludur" diyor ya, Trabzonludur diyemiyor! Bu kadar bitmişiz yani. Yine Engin Abi tribünlerden çekildi, o gündür adam gibi koreografi yapamıyoruz. Bunlar gibi nice isim var, haklı veya haksız bir sebep ile çekip giden. Ondan sonra neden bu haldeyiz diye yakınmaktan öte gidemiyoruz.

Aslında laf yapıp iş yapmamak sadece bizim değil bu çağın genel problemi. Severiz sevmeyiz ayrı mesele ama taraftar anlamında büyük kitleye sahip olan İstanbul takımlarının bile 2-3 maçlık kötü seri sonrası tribünleri boşalıyor.

Şimdi geleyim reçeteye. Bizim ülkede sorun tespiti kolaydır, çözüm üretmek zordur. Ben çözümü de sunayım. Münferitler bir araya gelmek zorunda. Münferitler adı her ne olursa olsun(mesela dernek, platform) bir oluşumun içine girmek zorunda. Kuru kuru "Biz Samsunsporluyuz" demenin hiç kimseye bir faydası yok. Münferitler takımına sahip çıkmak, kombine almak, birlikte hareket etmek zorunda. En ufak bir olayda bile gerek başkanı gerekse yönetimi ve futbolculara ayar verebilecek açıklamalar yapmak zorunda. En önemlisi de bu insanlar kıytırık sebeplerden dolayı bu oluşuma sırt çevirip gitmeyecek. İçerideki her türlü fikir ayrılığına rağmen herkes birbirine ve oluşuma sahip çıkmak zorunda.

Bu saydıklarımı yapmak çok zor ancak imkansız değil. Ben dahil birçok insan böyle bir oluşumun hayalini kuruyor. Bir sürü insan hafta sonu deplasmanda oynadığımız maçı çocuğunu da alıp nezih bir ortamda Samsunsporlularla izlemek istiyor. Ancak böyle bir oluşum yok.

Hem bu şehrin hem bu takımın yani bizim, bizi biz yapan değerlerin başka bir kurtuluş reçetesi yok. Biz, Ortadoğu toplumları gibi kurtarıcı bekliyoruz. Bu yüzden hepimiz yıllarca Uyanık'ı bekledik.

Yukarıda saydığım gibi bir araya gelmek isteyenler olursa "Ben de varım" diyorum şimdiden. Duruşum belli.

Söz meclisten dışarı, bu yazıda kimseyi hedef almadım. Kalp kırdıysak affola.

Hocam benzer sorunları görüyoruz, çözüm önerilerimizde hemen hemen aynı, zaten forumda ayrı bir kültür ayrı bir bakış açısı var her zaman ve ben bu bakış açısını seviyorum, sizin çalışmalarınızı yakından takip ettik forum olarak, reçete yazılmış ve uygulanmaya bir şekilde başlanmışken birkaç kişiye yada olumsuzluklara küsüp bitirmek veya durdurmak, ertelemek olmaz, siz başlanan projeyi bırakırsanız, biz konuşup konuşup herhangi birşeye başlayamazsak dediklerimizi nasıl hayata geçireceğiz, nasıl oluşturacağız TARAFTAR kültürünü? gerekirse sizin ve arkadaşlarınızın projesine forum olarak sahip çıkalım ve geliştirelim, çıkan dergileri dağıtılan yerleri arttıralım, gerekirse alanını genişletelim, ne gerekiyorsa yapalım, forumun aktivitesi ne kadar düşşede yüzlerce ayrılan foruma girmeyen olsa da, nasıl burada oluyorsak,bu kültürü devam ettiriyorsak, başlayan projeleri ki özellikle böyle güzel projeleri bitirmeyelim.

Daha önceki iletimde de söylediğim gibi bizim asıl meselemiz BİRLİK olmak, BERABER hareket etmek olmalıdır, o zaman ne şunun bunun bayrağı, nede bilmem ne yöneticisi konuşulmayacak, konuşulamayacaktır.

Mert

İsmail Uyanık kalp krizi geçirmiş sahilde olaylar esnasında

Sadece Samsunspor

01 Mayıs 2022, 01:01:23 #48993 Son düzenlenme: 01 Mayıs 2022, 01:16:42 Sadece Samsunspor
Samsun şehri gerekeni yapmıştır. Burası her yer değil Şehr-i Samsun sloganı boşa düşmememiştir.

Ayrica mustafa demir twitterdan hemde foto koyarak trabzonsporu canı gonulden tebrik etmis. Onumuzdeki secimlerde bizde seni köyüne ugurlarken tebrik edecez.


Sadece Samsunspor

Alıntı yapılan: binikalamadım - 03 Mayıs 2022, 01:20:12https://www.samsungazetesi.com/samsun/samsunspor-taraftarina-araciyla-carpip-kacan-surucu-ile-ilgili-h1274224.html

Valla cok detay bilmiyorum ancak bazilari aracin icinde aile oldugunu soyledi. Eger dogruysa kurtulmak icin korkuyla gaza basmis olabilir. Serbest birakilmasi normal kim iceri atiliyorki suc isleyince bu ulkede.

eprianu

10 Mayıs 2022, 22:23:25 #48996 Son düzenlenme: 10 Mayıs 2022, 22:30:45 eprianu
Yüksel Yıldırım'ın şirketleşme sürecinde kabul etmediği maddeler. Sadi Subaşı açıklıyor.

Kulübün borcu 400 Milyon TL'yi geçmiş. Yüksel Yıldırım, Sadi Subaşı'ya bile "paran varsa primleri sen ver" demiş. Sadi Subaşı'na bile para muhabbeti yapmış yani.

https://www.youtube.com/watch?v=arfiXjNZRos

Sadece Samsunspor

Ah simdi kayserispor un yerinde olmak vardi. Helal kayseri ye icimin yaglari eridi. Hem trabzonsporu hemde trabzon futbol federasyonunu yendi.

orucreis

Alıntı yapılan: eprianu - 10 Mayıs 2022, 22:23:25Yüksel Yıldırım'ın şirketleşme sürecinde kabul etmediği maddeler. Sadi Subaşı açıklıyor.

Kulübün borcu 400 Milyon TL'yi geçmiş. Yüksel Yıldırım, Sadi Subaşı'ya bile "paran varsa primleri sen ver" demiş. Sadi Subaşı'na bile para muhabbeti yapmış yani.

https://www.youtube.com/watch?v=arfiXjNZRos

Ben mi yanlış okuyorum. Kulübün borcu şuan kaç lira. Eğer rakam doğru ise bu kulübü 80 milyon ile almadı mı 🤔

jean

Kulubun borcum nasil oluyor anlamadim ben dernek borcsuz olmasi lazim borclar sirket aktarildi