Basarilarimiz
 |
Iki kez üçüncülük
1965 yilinda 19 Mayis, Samsunspor, Fener Gençlik ve Akinspor
takimlarinin birlesmesiyle kurulan Samsunsporumuz 1.ligde mücadele
eden "ilk Karadeniz takimidir." Ilk olarak 1974'te 1.lig mücadelesi
yapan Kirmizi Beyazli ekibimiz, üç kez sanssiz biçimde küme düstükten
sonra 1984-85 sezonunda Hasbi Mentesoglu Baskanliginda 2.ligi sampiyon
tamamlayarak yeniden 1.lige çikti. Çarsambali Isadami Mentesoglu
baskanliginda altin bir dönem geçiren Samsunspor, 1.ligde de
sampiyonlugun en iddiali takimlarindan biri haline geldi. Takimimiz
1985-86 sezonunu 3.sirada tamamlarken, Istanbul saltanatina adeta
gözdagi veriyordu..
Unutulmayan sezon: 1986-87
Samsunspor'un ligi asil sarstigi sezon ise 1986-87 sezonu oldu. Kalede
Fatih, defansta Jovanovski, Zafer, Muzaffer ve Yasar, orta sahada
Rifat, Emin, Erol ve Savas, ilerde Orhan ve Tanju'dan olusan efsane
kadro 1.ligin liderligini ilk haftalardan itibaren eline aldi. Bu
dönemde büyük-küçük takim demeden rakiplerine karsi büyük üstünlük
kuran Samsunspor, kisa sürede Anadolu'nun çesitli yörelerinde de
sevilen ve desteklenen, milyonlarin sevgilisi bir kulüp haline geldi.
Fenerbahçe karsisinda iki sezon boyunca alinan 4-0'lik galibiyetlerle
birlikte, Samsun'daki dolmuslarda kullanilan "arkayi fenerleyelim"
ifadesi futbol literatürüne geçti. Tam on dokuz hafta liderlik
koltugunu kimselere kaptirmayan Samsunspor'un o yil son haftalarda
sampiyonlugu elinden nasil kaçirdigi, bugün dahi sorgulanmaktadir.
Samsunspor haftalarca lider götürdügü sezonda ligi yine 3.sirada
tamamlamistir. Kulübün efsane baskani, kamuoyunda Hasbi Aga olarak
taninan Hasbi Mentesoglu'nun sampiyonluk mücadelemizden hemen bir yil
sonra "hayali ihracat" suçlamasi ile karsi karsiya kalmasi, üzüntüleri
bir kat daha artirmis, ve 1989'da Samsunspor kafilesinin geçirdigi
kaza, Kirmizi Beyazli efsaneye asil büyük darbeyi vurmustur.
Kupada final, ligde dördüncülük
Samsunspor yine Mentesoglu'nun baskanliginda, kadrosunun etkili
isimleri Savas ve Tanju G.Saray'a verilmesine ragmen 1987-88 sezonunda
yine basarili bir grafik çizmis, ligi bu kez dördüncü sirada
tamamlarken, Türkiye Kupasi'nda final oynamistir. Kupa finalinde
Sakaryaspor'la karsilasan ekibimiz (2-0) ve (1-1) 'lik sonuçlarin
ardindan Federasyon Kupasi'ni elinden kaçirmistir. Ardindan 1988-89
sezonunun ikinci yarisina girilirken Samsunspor Kafilesi'nin Havza
ilçesi çikisinda geçirmis oldugu kaza, Türk Futbol Tarihi'nin en aci
olaylarindan biridir. Kazada teknik direktörümüz Nuri Asan,
futbolcular Mete, Muzaffer ve Tomiç ile araç Soförü Asim Özkan
hayatini kaybederken, futbolcularin büyük çogunlugu da agir sekilde
yaralanmistir. Samsunsporumuz bu kazadan sonra, ligde birakildi ise
de, ertesi sezon (1989-90) ligde tutunamayip küme düstü. 1990-91
sezonunda 2.ligde sampiyon olarak yeniden 1.lige çikan ekibimiz,
1991-92 sezonunda da ligde tutunamadi.
 |
Ve; Ismail Uyanik dönemi
Samsunspor'un kaza ile birlikte girdigi bocalama dönemi ve yolunun
2.ligle kesismesinden sonra baskanliga Ismail Uyanik'in seçilmesi
kulübümüzü yeniden bir istikrar sürecine tasimistir. 1992-93 sezonunda
ilk kez uygulanan Play-Off sisteminde, Zeynel Soyuer'in teknik
direktörlügünde rakiplerini geride birakan ve 2.ligde Sampiyon olan
Samsunspor, böylece bir daha hiç inmemecesine yeniden 1.lige "merhaba"
diyordu. Gigi Multescu'nun teknik direktörlüge getirilmesi yaninda
transfer edilen Timofte, Hanguanu, Luca, Cheregy ve Dobre gibi Romen
futbolcular ile birlikte Samsunspor 1.ligi Romen ekolüyle tanistiran
ilk kulüp olmustur. 1993-94 sezonunda birinci lige firtina gibi giren
Samsunspor, hakem saibelerine de yogunlukla hedef oldugu sezonu
5.sirada tamamladi. Ayni sezon finalde Yunan Yannini takimini maglup
eden Kirmizi-Beyazli ekibimiz, Balkan Kupasi'ni da Samsunspor'un
müzesine getiriyordu. Ismail Uyanik'in baskanligi döneminde ikinci
lige hiç ugramayarak ligdeki konumunu saglamlastiran Samsunspor,
1997-98 sezonunu da besinci sirada tamamlamis, ülkemizi iki kez
Inter-Toto Kupasi'nda temsil etmistir. Özellikle Ingiliz Crystal
Palace takimi önünde Londra ve Samsun'da alinan 2-0'lik galibiyetler
unutulmaz.